sigara

NOT:İlginç bir tevafuk oldu. 28 Ağustosta eklediğimiz bu dosyadan sonra 1.Eylül.2006 cuma tarihli zaman gazetesinin 23. sayfasında tam sayfa sigara konusu resimleriyle ilmi dökümanlarıyla veriliyordu. .

Buna göre tütünün içinde 4 bine yakın zehir bulunmaktaydı, ekonomiye getirdiği ağır yüke dikkat çekmenin ötesinde resimleriyle insan bedenine yaptığı tahribat gösteriliyor ve tıp uzmanları kanser konusunda ciddi uyarılar yapıyorladı…

Ve üstü kısımda Prof dr. Hayrettin Karaman şunları diyor:

“Üç sebepten tolayı sigara tiryakiliği ve sigara dinen haramdır.
Birinci olarak sağlığa zararlıdır.
İkincisi çevreye ve insanlara zarar vermektir.
Şeran boşa para vermek haramdır. Sigaraya verilen ise boşa verilmenin yanında sağlıa zarar veren bir şeye verilmesindoen dolayı israftır.
Bunlar tek başlarına bile haramken üçü bir arada olduğunda siğaraya ve tiryakiliğine haram hükmü verilir.
Geçmişte İslam alimlerinin bir kısmı sigaraya mekruh veya mubah hükmü vermeleri tamamen bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Tıbbi tahliller ortada yokken zararının bu kadar tehlikeli olduğu bilinmezken mubah veya mekruh hükmü verilmiştir.”

Ve en üst kısımda da Hoca Efendi’nin şu sözleri yer almaktaydı:

“Sigaranın sebep olduğu çok çeşitli rahatsızlıklar var. Bu rahatsızlıkların yanısıra sebep olduğu ailevi, iktisadi ve ictimai problemler var.

Sigaraya verilen para tamamen israf olduğu için haramdır. Hem de çoluk çocuğun rızkından kesilerek verildiğinden doğrudan kul hakkı ihlali söz konusudur.

Sigara içilen kapalı mekanlarda kahvelerde pasif içiciler dumanaltı oluyor. Bundan çok olumsuz etkileniyor. Bu, hem içenler hem de pasif içiciler için tedrici bir intihardır.

Sigarayı içen zehirlediği insanın da hakkına girmektedir. Sayısını tahmin edemediğimiz binlerce gencecik insan bir hiç uğruna telef olup gidiyor.

Bu gerçekler göz önüne alındığında sigara haramdır.

Selef ulemasının bu mevzuda net bir fetva vermemiş olması ihtimal o dönemde sigaranın zararlarının bir derece bilinmeyişindendir. Eğer onlar da sigaranın zararlarının bu derece olduğunu bilselerdi fetvaları daha farklı olurdu.” (Zaman, 1.Eylül.2006.sh: 23)

http://www.zaman.com.tr/?bl=haberler&alt=&trh=20060901&hn=342079
————————————————————————————
ve ramazan öncesi, konuyu teyid ve umuma ilan adına bir tescil belgesi olarak samanyolu videosu

http://www.m-fgulen.org/a.page/multimedya/televizyon.haberleri/a16098.html
————————————————————————————-

SİGARA DOSYASI

-Sigara içmek mahzurlu mudur? (fg-12.Kasım.1976)

Girift bir mesele. Bana göre olmaz. Sigaraya ait meseleler son dört asırda Müteahhırin döneminde.
İsraf olursa mekruhtur değildir bunlar lafzi münakaşalar. Fukaha bir meseleyi mekruhtur değildir diye ele alıyorsa ihtiyaten onu terk etmek lazımdır. Asıl mesele dre budur. Peygamberimiz şüpheli şeylerden meneder.

İslamda israf meselesi vardır Deryanı kenarında bile abdest alırken üç yerine dört yaparsan israftır. Bedene yararı olmadığı gibi paranın israfıdır. Nikotin ihtiyacı varsa bu Allahın nimetlerinden alınabiliyor
Hekimlik açısından tedricen intihar demektir.

Peygamberimiz soğan sarımsak yiyen mescidlere yaklaşmasın diyor. Melekler ve ervahı Tayyibe gelmez.
Sigara içmeyen de rahatsız olur. Bana ağır sözlerle sövme gibi gelir. Hukukuma tecavüz ediyor zulmediyor, Allah zalimleri sever mi?.. Hanımına zulmediyor. En küçük bir hukuka tecavüz edersen zalim olarak muamele görürsün. Bir bıçağın sivri tarafını birine uzatmayın, korkar öbür tarafta davacı olur.

Hiç sevimli tarafı yoktur. İçki haram içen gibi yapan taşıyan satan da günaha girer. Ne zaman sigaraya haram denir ona götüren yolların da tütün ekme satma gibi yasak olduğunu söyleyebiliriz.

-Keramet ehli zatların da sigara içtiği söyleniyor? (fg-24.Marat.1978)

Bir zamanlar tekke ve zaviyelerden beraat aldığı için sonrakiler mahkum edememişler onu. Ulema ve meşayihin sigaranın bizce malum olan zararlarını bilemeyince kütübü fıkhiyede mekruhtur, tenzihen mekruhtur, israftır şeklinde tavzihte bulunacaklardır. Ve bunun için de avam halka bir şey diyemeyeceğiz.
Şuurlu bir cemaat bir gün bu bidatı bertaraf edecek. Şimdi pek uğraşamıyoruz. Dine diyanete hizmet eden bir kısmı da bunun fahri avukatlığını yapıyor.

Bir hekim bana zararlarını tesbit etmişti. Tedrici intiharın adıdır. Sineye ucu sokulan bir hançerdir. Her sigara içişte birkaç santim içeriye girmektedir.

Aynı zamanda kokusuyla etrafa yaptığı zarar… Soğan sarımsak yiyen camiye gelmesin deniyor, çünkü eziyet ediyor. Sigara içmeyenler bilirler bu eziyeti.

-Tütün içmenin dindeki yeri nedir? (fg-12.Mayıs.1978)

Maşeri vicdanda henüz beraat etmiş değildir. Maznun sandalyesinde. Leh ve aleyhinde çok sözler var. Hadimi 2 asır önce katiyen mahzurlu içilmez diyor. Tıbbın geçirdiği merhalelerden sonra üzerinde durulmalı. Hekimlik açısından tedrici intihardır. İlerde ali heyet hüküm verecek.

-Sigara dinen mahzurlu mudur? (fg-14.Eylül.1979)

“Sigara en hekimlik açısından en az içki kadar intihara götürücü bir şeydir.

İslamdan 5-6 asır sonra meydana çıkmıştır.

İçki beynimizle neslimizle duygu ve düşünce dünyamızla oynayan alkolizme götüren şeydir, aklınla oynayan her şeyin azı da çoğu da haramdır.

Sigara da nikotiniyle sana aynı şeyi yapacak, karaciğer akciğer gırtlak ve dudağında kanser olarak ayrı bir iz bırakacak.

Tedrici intihara götüren bir şeydir. Nasıl intihar mahzurludur, sigara da öyle.

Ali encümendi daniş’i (akademi-yüksek ilim heyeti) bekliyoruz.

Müteehhırin meseleyi kendi anlayışına göre değerlendirmiştir.

Fukahanın cevaz vermesi sizi aldatmasın.

Cevaz verilmesi asla düşünülemez.

İbni Abidin, eğer mahzurları anlatılsaydı haram diyecekti, katiyen, çünkü intihara götürücü bir şeydir.

-Sigara içilir mi? (fg-5 eylül-80)

Beraat etmeyen bir husus. Hakkında dosya kabarıktır. Mahkum edecek evrak çoktur. Bazı hocacıkların mülayim davranışları meşru görülmesine yol açmış. İlerde ali heyetlerle sigaranın idam fermanı imzalanır. İmam da müezzin de içiyor melek de kaçıyor.

-Bazı alimler tütün içmişler. Acaba dinimizde tütün içilmesine fetva verebilecek bir hüküm mevcut mudur? (fg-1982/23)

Şimdiye kadar yazılan fıkıh kitaplarının büyük bir kısmında ekseriyetinde hatta fıkıh ölçüleri içinde cumhur desek sezadır tütün içmeye haram dememişler nedense…

Bazıları demişler ki, işte efendim çoluk çocuğun rızkını satarsa keserse şöyle olur, başkaları başka türlü demiş.

Tarikatı Muhammediyenin şarihi İmam Hadimirisalesinde tütüne haram diyor. Şeyh Behid gibi kimseler Ezher ulemasından bazıları haram demişler.

Ve günümüzde hususiyle kanser yapan bir unsur olarak israrla üzerinde duruluyor bu meselenin.

Böyle bir durum da olunca tabi meseleyi kuşkuyla karşılamak lazım. Yani uluorta buna böyle hemen helal deyip geçmek hafizanallah aceleden verilmiş bir hüküm olur bir yanlışlık olur dikkatli olmak lazım.

Meşayihin bu meseleyi bilmemesi, bilememiş olabilirler, bunun gibi daha başka meseleleri de bilememiş olabilirler. Tütün sonra zuhur etmiş, müctehidin ve fukaha döneminde değildir, küçük ulemanın küçük hocaların bulunduğu bir devrededir. İlmihal yazarlarının bulunduğu veya başkalarının yazdığı fıkıh kitaplarını bir araya getirenlerin devrinde olmuştur.

İmam Ebu Hanife İmam Muhammed, Ebu Yusuf, Şafi, İmam Malik Ahmed bin Hanbel çapında fukahanın olmadığı devirdir.

Nerdeyse bizim gibi insanların tütün hakkında verdikleri hüküm çok muteber değildir, mesmu olmamalıdır.

Tütün kuşkuyla şüpheyle karşılanmalıdır. Hususiyle soğandan sarımsaktan daha fazla, onu içen kimselerin durumları etrafındaki kimselere eziyet oluyorsa şayet hepten kuşkuyla karşılanmalıdır.

Süneni ebi Davud’a şerh yazan Menhel kitabında bir bahiste ariz amik bu mevzu ele alınıyor haram hükmü izhar ediliyor.

Günümüzde ulemanın büyük bir kısmı, yüzde doksanı haram olabileceği hükmünü veriyorlar.

Ala küllihal müteyakkız olmalı.

Ama bir insan da alışmış bunu yapıyorsa, hemen hakkında bir haram irtikap ediyor nazarıyla bakmamalıdır. Ulemanın ve meşayihinin bu mevzudaki müsamahalı davranışını değerlendiriyor onlara iktida ediyor nazarıyla bakılmalı o kardeşimiz hakkında sui zan yapılmamalıdır. Bu da ayrı bir meseledir.
Burda mutedil bir yol bulup sıratı müstakimi elde etmiş oluruz. Öbür türlü ifratlardan tefritlerden kurtulamayız hafizanallah, başkaları hakkında dedikoduya düşeriz.

AHMED ŞAHİN

Soru : — Bazı kimseler sigaranın haram olduğunu söylerken, bazıları da helâl olduğunu iddia ediyorlar. Kimileri ise ne haram, ne de helâl, sade mübahtır, diye kesin konuşuyorlar. Bu mevzuda sizin bilginiz nedir?

Cevap : —Bilindiği üzere sigara, İslâm’ın ilk asırlarında mevcut değildi. Her kötülük gibi sigara da içimize son asırlarda gayr-i müslim ülkelerinden sokulan bir bid’at oldu. Bu sebeble, sigara hakkında kesin bir dinî emir bulmak, buna göre yine kesin bir dinî hüküm vermek mümkün olmamaktadır. Buna rağmen sigara için kesin hüküm verenler, sigarayı hakkında kesin hüküm bulunan şeylere benzetiyor, benzettikleri o şey hakkındaki hükmü sigaraya da teşmil ediyorlar. Bu benzetme ise çok farklı şekilde oluyor; haram yahut helâl gibi, ihtilâf ve farklı izahlar da buradan meydana geliyor.

Hakikat şudur ki, sigara, hiçbir fayda sağlamayan, ama mutlaka adamına göre farklı dozlarda zararlı olan bir içki maddesidir. Bu içki maddesi, içenin ne fikrine, ne zihnine, ne de bünye ve cismine bir fayda sağlamıyor, aksine mutlaka zarar veriyor, mahzuru da kesinlikle biliniyor. Buna rağmen içilmesi ise umumî belva halini almış olmasından meydana geliyor. Yâni, yakasını kaptırmış olan insanlar bir daha kurtulamama gibi bir ibtilâdan dolayı içmeye devam ediyorlar. Yoksa faydasına inandıkları, yahut zararını görmedikleri için değildir. Bunları göz önüne alarak vereceğimiz hükmü şöyle ifade ediyoruz: —

Sigara, faydası olmayan, zararı ise kesin bulunan bir içkidir. Hakkında hüküm bulunan israfa, zararlı şeylere benzemektedir. İsraf ise sevap değildir, zararlı şeyi kullanmak da teşvik edilmez. Öyle ise sigara hakkında şu sıralamalar caridir: Sigara haram sayılmayabilir. Çünkü haramlık delili yoktur. Ancak büsbütün helâl da değildir. Zira, helâl olan şey asla zarar vermez, mahzur taşımaz. Sigara ise zarar veriyor, mahzur taşıyor. Öyle ise sigara mekruhtur. Mekruhluğunda şüphe olmamalıdır. Bu mekruhluk da içenin durumuna göre değişir. Kimine göre (tenzihî) mekruh olur, kimine göre (tahrimî] mekruh. Maddi imkânı müsait olmayan, çoluk çocuğun rızkını sigaraya verip onları sıkıntıya sokan hakkında haram derecesinde mekruhtur. Ancak böyle bir sıkıntıya sebeb olmayacak kadar zengin olan hakkında helâla yakın mekruhtur. Sıhhatine zararı başlayanla sıhhati yerinde olan hakkında da bu iki hüküm caridir:
Mısır Müftüsü Haseneyn Mahluf (Şer’i Fetvalar) adlı eserinde sigara satışının haram olmadığını bildirir. Ancak, helal bile olsa tayyip değildir. Bazı kazançlar helâl olmakla kalmaz, helâlın da üstünde bir makbuliyet derecesi olan tayyib kazançlar mertebesine yükselir. Misvak satışı gibi. Sigarada misvak gibi insan sağlığına hizmet mânâsı yoktur. Sünnet olan birşeyi satmak gibi bir kudsiyeti de bahismevzu değildir. Ancak umumî belva denen çâresizlik gibi bir mânâdan dolayı satışına cevaz verilmiş olur. Tayyib kazanca girmez.

http://www.ahmetsahin.org/detay.asp?id=88
—————————————————–

Prof.Dr.FARUK BEŞER

Sigara konusunu “İslam’a Göre Sosyal Hayatımız” adlı eserimizde uzun uzadıya anlattık. Burada çok kısa bir özetini verecek olursak şunları söyleyebiliriz:

İslam’ın evrensel helal ve haramları Kuran-ı Kerim’de ve onun açıklaması olan sünnette zikredilmiştir. ‘Evrensel helal ve haram’ derken kastettiğimiz şey, her zaman ve her mekana göre genel geçer olan helal ve haramlardır. Sigara konusu gerek sünnette, gerekse Kur’ân-ı Kerim’de yer almaz. Çünkü Kur’an’ın indiği zaman sigara denen bir şey yoktu. Sigara XV. Asırdan sonra ortaya çıkmıştır.

İslam’ın temel kaynaklarında adı geçmeyen bir şeyin hükmünü anlamak için İslam’ın bazı genel kuralları vardır. Bunlardan birisi şudur: “Eşyada aslolan, ibahadır”. Yani, her şey insanlar için yaratılmıştır. Bazı şeylerin ise haram olduğu açıklanmış, böylece hükmü bildirilmeyen şeyler de helal olarak kalmıştır demektir. Bir diğeri de şudur: “Temiz ve güzel olan şeyler helaldir, pis ve zararlı şeyler ise haramdır”.

Bu iki genel kural, beraberce düşünüldüğü zaman sigara için karşımıza şöyle bir sonuç çıkar: Sigara hakkında kaynaklarda bir şey söylenmediğine göre onun hakkında hüküm verebilmemiz için onun pis ve zararlı olup olmadığına bakmalıyız: Eğer onun pis ve zararlı olduğunu söyleyebileceğimiz özellikleri varsa haram olduğuna, yoksa, helal olduğuna hükmetmeliyiz.

İşte bu metodik anlayış sebebiyle tarihte bazı İslam alimleri sigaranın helal/mubah olduğu hükmüne varmışlardır. Çünkü, demişlerdir, biz sigaranın bir zararını görmüş değiliz, şu halde onun haram olduğunu söyleyemeyiz. Eğer bir gün zararlı olduğu ortaya çıkarsa biz de ona göre hüküm veririz. Oysa bu gün durum kesinlikle böyle değildir. Sigaranın 2000 civarında zehir içerdiğini, pek çok hastalığın sebebi olduğunu, içenlerin sadece kendilerine değil, içmeyenlere dahi zarar verdiklerini bilim kesin olarak ortaya koymuştur. Bu durumda sigara için söylenecek hüküm, onun haram olmasından başkası değildir.

Bununla birlikte Hanefî gelenekte şöyle bir anlama metodu vardır: “Kıyasa/kurallara göre haram olan, ancak Kuran-ı Kerim’de ve sünnette adı ve hükmü açıkça zikredilmeyen şeylere haram yerine, tahrîmen mekruh demek daha uygundur. Gerçi bununla kastedilen de haramlıktır, ancak bir şeye haram ya da helal hükmü vermek sadece Allah’a (cc) ait bir hak olduğu için, haram olduğu kesinkes anlaşılsa bile, Kur’an’da haram denmeyen şeylere nezaketen, tahrimen mekruh demek daha güzeldir.” Bu sebeple son dönem Hanefîler sigara için “tahrimen mekruh” hükmünü tercih etmişlerdir. “Tahrîmen mekruh”, kanun hükmünde kararname gibi, haram hükmünde mekruh demektir. Öyleyse sigara helal değildir.

Helal olmayan bir şeyi yapmak ise elbette günahtır. Ayrıca sigara insanın kendisini tehlikeye atmasıdır. Oysa Allah (cc): “Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın” buyurmaktadır. Bu sebeple sigara doğrudan bir intihar olmamakla beraber, insanın kendisini tehlikeye atması ve yavaş yavaş öldürmesi demektir. Sigara içmek ayrıca çok önemli bir kul hakkıdır, çünkü içenler içmeyenlere zarar vermekte ve onları rahatsız etmektedirler. Kul hakkının affedilmesi de ancak, hakkı olan insanların bağışlamasına bağlıdır. Bunu temin etmek ise çok zordur.

http://www.farukbeser.com/tr/cevapoku.asp?id=170
—————————————————————

Prof.Dr.Hayrettin KARAMAN

1. Kitaplarınızda sigaranın haram olduğunu söylüyosunuz, buna tamam da bu haramsa eğer sigara satan yerlerden alış veriş etmek, içki satılan yerden alşıveriş etmek gibi yasak mı dır?

Cevap:

Sigaranın sağlığa zarar verdiği konusunda artık kimsenin bir şüphesi ve tereddüdü olamaz. Zararın derhal veya zaman içinde gerçekleşmesi, hükmü değiştirmez. Hayatı ve sağlığı korumak, bunun için gerekli tedbirleri almak dinin önemli hedeflerinden biridir. Sigaranın zararı yalnızca içenin sağlığı ile ilgili olsaydı bile onun haram olması için yeterli idi. Halbuki sigara içenlerin çevrelerine de önemli ölçüde zararları vardır, devamlı sigara içenin yakınında olanlar da onlara yakın zarar görmektedirler. Sigara içmeyenler, sigara içenlerin yaydıkları duman ve kokudan rahatsız olmakta, eziyet çekmektedirler. Bütün bu kötülüklere sebep olan bir nesneye bir de para vermek, bunun için harcamada bulunmak israftır, malın boşa (hatta zarara) harcanmasıdır. İşte bu gerekçeler yanyana geldiğinde bir kimse çıkar da hala “sigara mübahtır ve ya haram değil, mekruhtur” derse yanlış yapmış olur; bunu diyenin sağlam, güvenilir bir dayanağı olamaz.

Haram olan bir şeyi satan kimseden, helal olan bir şeyi satın alan (mesela içki ve sigara satan bir bakkaldan şeker, pirinç vb. alan) kimsenin yaptığı satın alma akdi sahihtir, bundan dolayı günaha girmez; ama bu kişi, haram olan nesneyi satan bakkala karşı uyarıda bulunna, tavır koyma, ilişkiyi kesme gibi vazifelerini ihmal ettiği için (eğer geçerli bir mazereti yoksa) sorumlu olur.
http://www.hayrettinkaraman.net/yazi/hayat2/0111.htm
Sigara Satmanın Hükmü Esselâmu Aleyküm,

Allah’ın selâmı sizin ve ailenizin ve bütün inananların üzerine olsun.
Muhterem hocam; sigara içmekle alâkalı olarak değişik fetvâlar mevcût. Bir görüşe göre tahrimen mekruh, başka bir görüşe göre haram. Biz içmediğimiz için içmekle alâkalı sorunumuz yok. Sorun bir kardeşimiz bakkal dükkânı açmak istiyor. Sigaranın satışı ile ilgili olarak tereddütleri var. Bu konudaki tavsiyeniz, görüşünüz nedir? Yakın ilginizden dolayı teşekkür ederiz, Allah râzı olsun.
Mahmut Yıldız-Afyon

Cevap:

“Sigara mübahtır, serbesttir, içilebilir” veya (Haram değil, mekruhtur” diyenler iki delîle ayanıyorlar: a) Naslarda (âyetlerde ve hadîslerde) yasaklayan bir ifade yok. b) Sigaranın zararı yok.
Bize göre bu delîllendirme şekli isabetli değildir. Kesin naslarda şaraptan başka içki adı yoktur, fakat etkisine bakarak, şarabın yaptığını yapan sıvı ve katı nesnelerin haram olduğuna hükmedilmiştir.
“Sigaranın zararının olmadığı” iddiası ilgili bilime ve tecrübeye/vâkıaya aykırıdır. Sigaranın sağlığa zararlı olduğu, bazı ülkelerde kanun gereği paket üzerine yazılmıştır. İçenden başkalarını da rahatsız ettiği ve onlara zarar verdiği için umuma açık ve ait olan yerlerde sigara içmek yasaklanmıştır. Bir iki tane sigara içen ve tiryakî olmayan kimselerin bu yaptıklarına “mekruh” denebilir, ancak tiryakî olarak sigara içen kimselerin yaptıkları haramdır; çünkü sağlıklarına zarar vermektedir, başkalarını rahatsız etmekte ve onların da sağlıklarına zarar vermektedir, zararlı bir şeye para vermek israftır, israfın da ötesinde bir yasak harcamadır. İslâm’ın bunları (sağlığa zarar vermeyi, insanları rahatsız etmeyi ve boşuna, faydasız, zararlı yerlere ve şeylere para harcamayı yasakladığı kesindir.

Haram olan bir şeyi, haram kılınan şekilde kullanmak isteyene satmak da câiz değildir.
İnsanların içki ve sigaradan başka -dînin helâl kıldığı- birçok şeye ihtiyacı vardır. Bir bakkal temiz, kaliteli ve nisbeten ucuz olarak bu helâl nesneleri satarsa müşteri bulur, haram satmaya ihtiyacı olmaz.

http://www.hayrettinkaraman.net/yazi/hayat/0467.htm
—————————————————————–

Sigarının hükmü nedir?

Sigara müçtehid imamlarımızın döneminde olmayan ve dolayısıyla da temel fıkıh kitaplarımız içinde hükmünü göremediğimiz bir şeydir. İcad ediliş ve halk arasında yaygınlaşması daha çok yeni denilebilecek bir zamanda olan sigara için, müteahhirin ulemanın bazıları haram, bazıları mekruh ve bazıları da mübah hükmünü vermişlerdir.

Yalnız, hekimlik açısından meseleye baktığımızda sigaranın zarardan başka hiçbir faydası olmadığı muhakkaktır. Akciğer hastalıklarından tutun, gırtlak kanserine varıncaya kadar birçok hastalığın belli başlı sebebidir sigara. Sahamız olmadığı için, bu konuda teferruatlı ma’lumat edinmek isteyenleri hekimlere, sağlık ansiklopedilerine veya müstakil olarak kaleme alınmış kitaplara müracaat etmelerini tavsiye ederiz.

Öte taraftan “aklı örten, bürüyen herşey hamrdır ve haramdır” veya “her uyuşturucu haramdır” umumi kaidelerinden hareketle bizim aklımızın rantabl işlemesini engelleyen, düşüncemizi dumura uğratan hatta onunla, kalmayıp yukarıda bahsettiğimiz gibi bedenimizde birçok hastalığa sebebiyet veren sigaraya mübah deme, herhalde mümkün olmasa gerek. Ve zannediyorum İbni Abidin gibi sigaraya mübah hükmü verenler bizim bildiğimiz şeyleri bilselerdi, o hükmü vermez, veremezlerdi.
Netice itibariyle, sigara benim kanaatime göre tedrici intihar vasıtasıdır. İntihar ise hangi yolla olursa olsun haramdır. İbni Abidin ve emsali fıkıh ulemasının fetvaları, caiz demeleri kimseyi aldatmasın. Onlar kendi devirlerinin kültürleri ve anlayışları içinde bu hükmü vermişlerdir.

http://www.cevaplar.org/index.php?khide=visible&sec=6&sec1=40&yazi_id=4381&menu=1
————————————————————————————-

Sigara içenler günaha giriyor mu?

İzmit’ten Cevdet Özdemir: “Sigaranın zararı kesin. Cemaatle namaz kılarken rahatsız olanlar var. Hükmü nedir? Sigara içenler günaha giriyor mu? İçenlere neler tavsiye edersiniz?”

İçinde barındırdığı ve doğrudan kana karışan nikotin ve sâir zehirli maddeleriyle sigara vücuda zarar veriyor, faydasız bir harcamayla alındığından isrâfa neden oluyor, kokusuyla içmeyen insanları rahatsız ediyor. Ne vücudu tahrip etmek, ne parayı israf etmek, ne de insanları rahatsız etmek makbul, mûteber ve helâl davranışlardan değildir.

Bunu sanıyorum sigara içenler de kabul ve itiraf ediyorlar. Fakat neden bırakmıyorlar? Takdir onların! İrâde göstermiyorlar mutlaka. “Bırakacağım” deseler, muhakkak bırakacaklardır. Buna inanıyoruz. Ve bu irâdeyi göstermelerini muhakkak öneriyoruz.

Sigara içmeyenlere içenler lehine düşen görev, duâ etmek ve bırakmalarını temennî etmektir. Bu temennîyi kendilerine yansıtmak istiyorlarsa yumuşak ve şefkatli bir üslup kullanmalı; kırıcı, kınayıcı, dışlayıcı, eleştirici, aşağılayıcı olmaktan kaçınmalıdırlar.

http://www.fikih.info/
————————-

SİGARA- islam ans. Hamdi DÖNDÜREN

Tütünün ince kağıda sarılı çubuk şekli. Fransızca ve İngilizce “cigarette” sözcüğü, Türkçeye “sigara” telaffuzu ile geçmiştir. Arapça “duhân” sigara, “tedhîn” ise sigara içmek anlamında kullanılır.
Sigaranın yapıldığı tütün bitkisi; yaprakları yakılarak içilen kokulu, keyif verici ve bağımlılık yapan bir bitkidir. Sigara veya tütün Hz. Peygamber veya müctehid imamlar döneminde bulunmadığı için, hakkında ne âyet, ne hadis ve ne de müctehidlerin sözü yoktur. Çünkü tütün ilk olarak Amerika’daki Antil takım adalarından birinde bulunmuştur. 1496 M. yılında Kristof Kolomb (1451-1506) Antil adalarını gezisi sırasında yerlilerin bu bitkiyi yakarak içtiklerini gördü. Gemicilerden biri; Tobago adalarından bir örnek alıp Avrupa’da Petros Marden adında bir tüccara gönderdi. İspanyol gemicileri 1511 M. yıllarında, bu keyif verici maddeyi İspanya ve Portekiz limanlarında iyice tanıttılar. Fransızların Lizbon elçisi olan Jean Nicot, tütünden elde edilen ve kendi adıyla anılan nikotin zehirini ilaç olarak kullanmak üzere, tütünü Fransa’ya soktu. 1560 M.’den sonra artık tütün Almanya, İtalya, İngiltere ve sırasıyla diğer dünya ülkelerine yayıldı.

Yapılan incelemeler tütünün insan sağlığı için zararlı olduğunu ortaya koymuştur. Sigara içerken içeri çekilen duman, akciğerin çeperindeki hücreleri zedeleyerek kalınlaştırır. Hücrelerin esnekliği kaybolduğundan, kuvvetli bir öksürük, aksırık sonucunda bu cidarlar harap olabilir. Öte yandan içeri çekilen sigara dumanı damar cidarlarının kalınlaşmasına yol açar ve damar sertliği gelişimini hızlandırır. Sigaranın en önemli bir özelliği de alışkanlık yapması ve içenlerin bunu bırakamamasıdır.

Sigaranın akciğer kanserine yakalanma ihtimalini 20 arttırdığı, kalp enfarktüsü riskini iki katına çıkardığı, kronik bronşit ve amfizem’e yol açtığı, tıp tarafından belirlenmiştir. Tütündeki nikotin son derece zehirli bir maddedir. Az alınınca insanda uyarıcı, canlandırıcı etkiler yapar, çeşitli bezlerin salgılarını arttırır, kan basıncını yükseltir. Sigara dumanından zehirlenme olmayışının sebebi, sigaranın yanması sırasında tütünde bulunan nikotinin 1/3-1/7’sinin ısı etkisiyle buharlaşarak dumanla gitmesi, geri kalanın da ancak küçük bir bölümünün ciğerlere ve kana ulaşmasıdır.

Tıpta, haşerata karşı nikotinden yapılmış toz veya sıvı ilaçlar vardır.
İnsan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilinen sigarayı kullanmanın hükmü ile ilgili olarak İslâm’ın bir çözüm getirmesi gerekir. Asr-ı saadette afyon da bilinmiyordu. Sonraki İslâm fakihleri afyonun uyuşturucu niteliğine bakarak onu şaraba kıyas ettiler ve caiz olmadığım söylediler (bk. “Afyon” maddesi).

Sigara hem içene ve hem de yakınında bulunanlara zarar vermektedir. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Kendinizi elinizle tehlikeye atmayınız” (el-Bakara, 2/195); “Kendinizi öldürmeyiniz…” (en-Nisâ, 4/29). Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: “Ne doğrudan ve ne de karşılık olarak zarar yoktur” (İbn Mâce, Ahkâm,17; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 327; Mâlik, Muvatta, Akdiye, 31).
Bedene bir yararı olmadığı gibi, zararı da açık olan sigara aynı zamanda kişi ve aile bütçesi için bir israftır. Bir âyette “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz” (el-A’râf, 7/31) buyurulmuştur. Hz. Peygamber de malın boşa harcanmasını yasaklamıştır (bk. Buhârî, Zekât, 18; Husûmât, 3; İ’tisâm, 3; Müslim, Akdiye, 14).

Önceki asırlarda yaşayan bazı fakihler, hakkında âyet ve hadis bulunmaması nedeniyle “eşyada asıl olan mübahlıktır” kaidesince sigarayı mübah saydılar. Hatta bazı Şâfiî bilginleri; “Evli kadın sigara tiryakisi ise, sigara masrafı da nafaka kapsamına girer” demişlerdir.

Ancak bu gün sigaranın insan bedenine ve çevreye verdiği zarar dikkate alındığında bunun kerâheti açıkça görülür. Sigara içmesinin sağlığına zararlı olacağı doktor tarafından bildirilen kimselerle, yoksul olup, aile fertlerinin nafakasından keserek sigara içenler hakkında ise haramlık kesinleşir.
————————————————————————————-

Tütün içmek haram mı?

Sual: Tütün, sigara içmek haram mıdır? İslam âlimleri bu konuda ne bildirmişlerdir?

CEVAP

Dürr-ül-muhtar kitabının beşinci cildinde buyuruluyor ki:
Hanefi âlim İbni Nüceymi Mısri, Eşbah kitabında diyor ki:
Âyet-i kerimede ve hadis-i şeriflerde haram olduğu bildirilmeyen şeyler, aslı üzere helal olur. Veya helal ve haram diye hüküm verilemez. Hanefi ve Şafii âlimlerinin çoğu, böyle şeyler helal olur dedi. İbni Hümam, Tahrir kitabında da böyle söylüyor. Bunun için, Besmele ile kesildiği bilinmeyen hayvana ve zararı görülmeyen ota helal denir. Tütün de böyledir. Âlimlerin çoğuna göre, helaldir. Birkaçına göre ise, hüküm verilemez. [Uyun-ül-besair’de, Hamevi Eşbahı şerh ederken, (Buradan tütün içmenin helal olduğu anlaşılıyor) buyuruyor.]

Hanefi âlimlerinden, Şam müftüsü, Abdürrahman İmadi, Hediye adındaki kitabında, (Tütün; soğan, sarmısak gibi mekruhtur) buyurdu. İbni Abidin, bu satırları açıklarken buyuruyor ki:
Vehbaniyye şerhinde, (Tütün içmek ve satmak yasak edilmelidir) diyor. [Tütünü yasak eden dördüncü Murad han zamanında bulunan Şernblali de, (Halife mubahları yasak edince haram olur) diyerek, tütün yasak edilmeli demiş, fakat yine de haram veya mekruh dememiştir.]

Mısır’da, Maliki âlimlerinin büyüklerinden Ali Echüri hazretleri tütünün helal olduğunu bildiren kitap yazıp, dört mezhep âlimlerinin, tütünün helal olduğunu bildiren fetvalarını nakletmiştir.

Abdülgani Nablüsi hazretleri de tütünün mubah olduğunu bildiren, Essulhu beynelihvan kitabında diyor ki:
Tütün bazılarına zarar verirse, yalnız bunlara haram olur, başkalarına haram olmaz. Bal, safra hastasına zarar verir. Fakat, başkalarına haram değildir. Her şey aslında helaldir. Haram veya mekruh diyebilmek için, delil lazımdır. Şarap habislerin en kötüsü iken ve Resulullah İslamiyetin bildiricisi olduğu halde, şaraba haram demedi. Âyet-i kerime ile yasak edilmesini bekledi. O halde, tütün içmek mubahtır, helaldir. Kokusu ise tab’an mekruhtur. Şer’an mekruh değildir.

İbni Abidin hazretleri devam ederek buyuruyor ki:
Tütün içmek Şafii’de haram değil, tenzihen mekruhtur. Hatta, zevce tütünü bırakınca, zarar görmezse, meyve gibi olur. Kocasının tütün parası vermesi lazım olur. Tütünü bırakınca, kadın zarar görürse, ilaç gibi olur.

Tütünü haram sananların vesika olarak ileri sürdükleri, Berika kitabının sahibi Muhammed Hadimi hazretleri diyor ki:
Bazıları, (Tütün ve kahve kullanmak da, âdette bid’attir. İkisi de haram değildir ve mekruh da değildir. Doğrusu da budur. Bunlara haram diyen, âdette bid’ati haram etmiş olur) dedi. Bize göre, kahve belki böyledir. Fakat, bunu da, kullanmamak daha iyidir. Çünkü, hakkında söz birliği yoktur. Tütüne gelince, haram olmadığı doğru ise de, mekruh olduğunda şüphe yoktur. Çünkü, helal olmasında söz birliği yoktur. Hadis-i şerifte, (Soğan, sarmısak yiyen, mescidimize gelmesin) buyuruldu. Çünkü, melekler pis kokudan incinir. Cüzzam, baras hastaları, yarası kokanlar, üzeri balık kokanlar da böyledir. tütünü içmek de bunun için mekruh olur dedi. Salih olan kimse, bu hadis-i şeriften korkarak tütün içmez. (Berika)

Abdülgani Nablusi hazretleri diyor ki:
Tütün ve kahve için çeşitli şeyler söyleniyor ise de, sözün doğrusu, ikisine de haram ve mekruh dedirtecek bir sebep yoktur. Her ikisi de, (Âdette bid’at)dir. Herhangi bir sebep göstererek bunlara haram diyen kimse, âdette bid’at olan şeye haram demiş olur. Âdette bid’ate haram denilemeyeceğini, cumhuri ulema bildirmiştir. (Hadika s.143)

İsmail Hakkı hazretleri, ilk zamanlarında tütünün haram olduğunu yazmıştı. Çünkü, sultan Murad, tütün içmeyi yasak etmişti. İçen öldürülüyordu. Bu âlim, tütünü değil, tütün içmeyi, idama sebep olduğu için haram demişti. Hükümet, tütün yasağını kaldırdıktan sonra, yazdığı kitabında, tütünün haram olmadığını bildirmiştir. [Bursa’da Orhan kütüphanesinde bu kitap vardır.]

Maliki âlimlerinden Ali Echüri hazretleri buyuruyor ki:
Tütün, aklı gidermiyor. Necis de değildir. Böyle olunca, tütün içmek haram değildir. Başka türlü zararlara sebep olursa haram olur. Zarar vermeyen kimseye haram değildir. Afyonu, aklı gidermeyecek az miktarda yemek caiz olduğu gibi, tütünü de aklı gidermeyecek miktarda içmek caiz olur. Bu ise, insanlara göre ve içilen miktara göre değişir. Bir kimsenin aklını gideren miktar, başkasının aklını gidermez. Tütün haramdır, diye kesin söylenemez. Bunu ancak din cahili olan söyler. Aklı gidermeyince, helal olduğu anlaşılmaktadır. Tütün, israf olduğu için haramdır da denilemez. Çünkü, mubah olan şeyi almak için verilen mal israf olmaz. Zararlı olduğundan haramdır demek de ilmi bir söz değildir. Çünkü, zarar verene haram olur. Zarar vermeyene haram olmaz. Hanefi âlimlerinden şeyh Muhammed Nihriri, uzman doktorun sözü ile veya tecrübe ile zarar verdiğini anlayan kimseye tütün içmek haram olur. Böyle kesin anlaşılmadıkça, helal olduğuna fetva vermiştir. Tütün hakkında bir hadis yoktur. Hanbeli âlimlerinden Meri bin Yusüf Mukaddisi, Tahkikul-burhan fi-şanid-duhan kitabında, başka zarar vermedikçe tütünün haram olmadığını, ateş dumanını ağza çekmek gibi olduğunu, bunun haram olacağını ise kimsenin bildirmemiş olduğunu yazmaktadır. Yeni meydana çıkan bir şey, mubaha benzerse mubah olur. Harama benzerse haram olur. Aklı olan bir din adamı, tütünü elbet mubahlara benzetir. Zarara sebep olmadıkça haram diyemez. Aklı gidermeyecek kadar tütün içmenin haram olmadığını dört mezhep âlimleri sözbirliği ile bildirmişlerdir. (Gayet-ül-beyan)

Tütün, aklı giderir veya zarar verirse yahut nafakası vacip olanın nafakasını terke veya namazın vaktini kaçırmaya sebep olursa, haram olur. Başkalarının içmesi haram olmaz. Uyuşturucu maddenin aklı gidermeyen kadar az miktarını satmak da caizdir. (Celal-ül-hak fi keşfi ahvali şiraril-halk)

Tütün içmek, alkollü içkiler ve afyon, morfin, esrar ve benzerleri uyuşturucu maddeler gibi, haram edilmemiştir. İbni Abidin, (Zebaih) kısmında, (Allahü teâlânın, helal ve haram diye açıklamadığı şey, Allahü teâlânın af ettiği şeylerdendir) hadis-i şerifini yazarak, haram olduğu bildirilmeyen ve haram edilmiş olanlara benzemeyen her şeyin mubah olduğunu göstermektedir.

Kötü alışkanlık, haram işlemeye alışmak demektir. Haram olmayan şeyi kullanmaya kötü alışkanlık denmez. Boğazına düşkün olanlar, yiyeceğe benzetilemez diyerek de tütünü kötülüyorlar. Tütün bitkisini yakıp, dumanını çekmek, ihtiyaç değil, caiz olmaz diyorlar. Günnük, ud ağacı, tütsü otunu yakıp koklamak mubahtır. Bunlar, yenmez, içilmez, caiz olmaz denemez. Ölülerde ve dirilerde kullanılması sünnet olan şeyi de, yakılıp dumanı savruluyor diye, kötülenemez. Bunlar ve pis kokulu otlar, Araf suresindeki, (Yerden çıkardığı ziynet) kelimesine dahil olunmuştur. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:
(Çok yiyince sarhoş eden katı madde ve otların aslı temizdir, mubahtır.) (Redd-ül-muhtar 5/ 295)

Bir kimseye zarar veren mubah şey, ona haram olur. Zarar vermediği kimselere haram olmaz. Aşırı içen bazı kimselere zarar verirse, bunların çok içmesi haram olur. Fakat, bunların az içmelerine ve zarar görmeyenlere de haram olur denilemez. Çoğu zarar veren şeyin azı da haram olur demek pek yanlıştır. Her şeyin çoğu zarar verir. Ekmeğin, suyun da çoğu, zarar verir. Bunun içindir ki, doyduktan sonra yemek haramdır. Fakat, çoğu zarar veriyor diye, az yemek, içmek, haram olur mu?

Abdülgani Nablusi hazretleri buyuruyor ki:
Yemesi, içmesi zararlı olanlar üçe ayrılır:
1- Öldürücü olanlar. Her zehir, cam tozu ve benzerleri böyledir. Bunları yemek, içmek haramdır.
2- Öldürücü olmayanlar. Toprak, çamur, kil ve benzerleri böyledir. Bunları çok yemek, içmek mekruh olup, zararsız miktarları mubahtır.
3- Organlarında zafiyet olanlara zarar verenler. Sağlam olanlara zarar vermezler. Bazı kimselere balık eti, süt, yumurta, biber gibi şeyler zarar verir. Bunlar, yalnız zarar verenlere haram, mekruh olur. Zarar vermeyenlere ise mubahtır. (Hadika)

Tütüne zararlıdır diyenler üçüncü maddeye dahil ediyorlar. Her içeni öldürücü bir zehir olduğunu bildiren bir ilim adamı yoktur. Tütündeki nikotinden dolayı, günde bir iki sigara içen zehirlenir diyen de yoktur. Çünkü bu söz, havada, boğucu olan karbondioksit gazı bulunduğu için, nefes alan zehirlenir demeye benzer. Nikotinden çok daha zehirli olan siyanür asidi, acı bademde de vardır. Bu zehirden dolayı acı badem yemek haramdır, mekruhtur diyen yoktur. Her şeyi fazla yemek, içmek zararlı olur. Aşırı tütün içmek elbette zararlıdır. Bunun için sigara herkese zararlıdır, kansere sebep olur diyerek, günde 1-2 sigaranın da zararlı olacağını sanmak, bu yüzden haram veya mekruh demek ilme aykırıdır.
Hanefi âlimi seyyid Ahmed Tahtavi diyor ki: Şafii âlimlerinin çoğu, tütüne tenzihen mekruh dedi. Hanefi mezhebinde, soğan, sarmısak gibi tenzihen mekruhtur. (Dürr-ül-muhtar haşiyesi)

İbni Abidin, abdestin sünnetlerini anlatırken diyor ki:
Pezdevi üsulünde denildiği gibi, haram olduğu açıkça bildirilmeyen her şey, sözbirliği ile mubahtır. Çünkü, Allahü teâlâ Bekara suresinde, (Yerlerde olan her şeyi sizin için yarattım) mealindeki âyet-i kerimede, hepsinin mubah olduğunu bildirmektedir. Tahrir kitabında bildirildiği gibi, Hanefi ve Şafii âlimlerinin çoğunluğuna göre, her şey yaratılışında helaldir. Ekmel-üd-din, (Pezdevi) şerhinde de böyle bildiriyor ve bir şeyin haram olduğunu işitmeyen kimselerin, o şeyi yemesi mubahtır diyor.
İmam-ı Muhammed, (Leş ve şarap, yasak edildikten sonra haram oldu) diyerek, her şeyin aslında mubah olduğunu, yasak edilince haram olduklarını bildiriyor.

Milyonlarla salih Müslümanın ve halife-i müsliminin, şeyh-ül İslamların kullandığı şeye, kendi aklı ile kötü alışkanlık demek, bunu haramlara benzetmeye kalkışmak, ancak cahillerin yapacağı iştir. İkinci Abdülhamid han tütün içerdi. Kendisine Şemdinan ve İskeçe şehrinden tütün gelirdi. İskeçe, Şemdinan ve Samsun tütünleri, kıyılmış halinde, latif kokmaktadır. Çubuğa koyup içerlerken, etrafa hoş kokusu yayılmaktadır. Bozuk, karışık tütün içerken iyi kokmazsa, halis ve hoş kokulusu kötülenemez. Acı biberi sevmeyen kimse, tatlı biberi, hatta acısını da kötüleyemez. Bunlara mekruh diyemez. Eğer derse, sözünün kıymeti olmaz. Herkes, sevmediği şeye haram, mekruh derse, din-i İslam, Hıristiyanlığa döner. Onun gibi karmakarışık olur.

Tütünü bırakmak nefs ile mücadele sevabı kazandırmaz. Bedene ihtiyacını vermemek, zulüm olur.
Günah olur. Nefs, ihtiyaca kavuşmakla doymaz. İhtiyaçtan fazlasını ve haramları ister. O halde, nefsle mücadele, haramlardan ve mubahların fazlasından sakınmaktır. Günde bir kere tütün içmemek, nefsle mücadele değildir. Tütünü, sıhhate ve keseye zararlı olacak miktarda fazla içmemek mücadeledir. Yalnız tütün ile değil, bütün mubahlarla da nefs mücadelesinin böyle olması gerekir.

Tütünü, afyona benzetmek de, onun herkese haram olacağını göstermez. Tersine olarak, zarar yapmayacak kadar az içenlere mekruh bile olmadığını, gösterir. Çünkü müctehidler, afyon gibi uyuşturucu maddeleri, haram olan içkilerden ayırmaktadır.

Dürr-ül-muhtar 3. cilt, 166.sayfada, (Benc veya Ban otu denilen uyuşturucu otu yemek mubahtır. Çünkü ottur. Bununla sarhoş olmak haramdır) diyor. İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken buyuruyor ki:
(İmam-ı Muhammede göre, çoğu sarhoş edenin azı da haram olması, sıvı olan içkiler içindir. Böyle olmasaydı, safran, anber gibi, fazlası sarhoş eden birçok katı maddelerin az miktarını yemek de haram olurdu. Bunlara haram diyen hiçbir âlim yoktur. Ban otu ve benzeri zehirli otların necis olduğunu hiçbir âlim bildirmedi. Ban otunun ilaç olarak kullanılması caizdir. Aklı giderip keyif verici olarak kullanılması caiz değildir. İmam-ı Muhammedin sözü sıvı haldeki içkiler içindir. Ban otu ve benzerleri, katı oldukları için, ancak sarhoş olmak için kullanılmaları haram olur. Bu da, çok miktarda kullanılmaları haram olur demektir. Az miktarda kullanılmaları haram olmaz. Mesela, Amber ve benzerlerini koku için ve Skamonya denilen zehirli mahmude otunu müshil olarak kullanmak ve diğer katı zehirli ilaçları az miktarda kullanmak haram olmaz. Caiz olur. Zarar veren çok miktarlarını kullanmak haramdır.) [Redd-ül muhtar]

Tütün abes de değildir. Abes, faydasız iş yapmaya, boş yere vakit geçirmeye denir. Çalgı ile, oyun ile vakit geçirmek böyledir. Tütün, vakit öldüren bir iş değildir ki, abes denilsin. Tütün içmek, faydalı iş yapmaya mani olmuyor. Tütün içerken kitap okunur. Misafir ile sohbet edilir.

Büyüklerin yanında, camilerde, vaazlarda, muhterem yerlerde içilmemesi de, haram veya mekruh olacağını göstermez. Büyüklerin yanında yatılmaz. Bunlara ve Kâbe’ye karşı ayak uzatılmaz. Vaazda, derste ekmek bile yenmez. Böyle, birçok yerlerde ve sıkıntı duyanların yanında yapılmayan çok şey vardır ki, başka yerlerde ve yalnız iken hiçbiri haram veya mekruh değildir. Camide alış veriş etmek, yüksek sesle konuşmak, kan aldırmak mekruhtur. Fakat bunlar, cami dışında mekruh değildir.
İhtiyaç deyince yalnız yiyip içecekleri anlamak, pek basit bir görüştür. Bedenin, ruhun çeşitli ihtiyaçları olduğu, din kitaplarında yer almaktadır. Bütün duyu organlarımızın farklı ihtiyaçları olduğu gibi, sinir sisteminin, hatta her organın ayrı ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçların, ekmek, su gibi önemli olduğu, herkesçe bilinmektedir. Fıkıh kitaplarında, akla gelmeyen, çeşitli ihtiyaçlar görüyoruz. Mesela, Dürr-ül-muhtar’da, (Burnu ve teri silmek için mendil satın almak, ihtiyaç için olursa caizdir. Gösteriş için olursa, tahrimen mekruhtur) diyor.

Görülüyor ki, bir şeyi kullanmak bile, niyete göre ihtiyaç olmaktadır. Doyduktan sonra yemek haramdır. Fakat, oruç tutmak veya misafiri utandırmamak için olunca, helal, hatta sevap oluyor. Misafire ikram için, haram, helal oluyor da, haram olmayan tütünü ikram etmek neden suç olsun? Tütünü kötüleyenler, bu hücumlarını, keşke, İslamiyet’in haram ettiği şeylere karşı yapsalardı, çok sevap kazanırlardı. İslam’a büyük hizmet etmiş olurlardı. Fakat, şeytan herkesi bir taraftan yakalıyor. Hem İslamiyet’e saldırtıyor, hem de, ibadet yaptığını sanarak, kibre, ucba sürüklüyor. Bunları anlamadan konuşmak, dine de, söz sahibine de kusur getirir. Hissi, yani kendi görüşlerini, dinin emirleri ve yasakları durumunda göstermeye kalkışmak ve yapılan işlerin, helal mi, haram mı olacağını ayırırken taassuba kapılıp, nasslara dayanmamak felakettir.

Birkaç âlim ise, nafakadan kesilmesi, dumanı ile başkasını rahatsız etmesi, çok içerek bedene zarar vermesi… gibi şartlarda tütüne haram veya mekruh demişlerdir. Yoksa, mücerret [soyut olarak] tütünün içilmesini kötüleyen hiçbir âlim yoktur. El-Ukud-üd-dürriyye’nin ve Hadika ikinci cildinin sonunda, tütünün haram olmadığı vesikalarla ispat edilmiş ve Tahtavi’nin Merakıl-felah haşiyesi, orucu bozanlarda da uzun yazılıdır.

Şam âlimlerinden Mustafa Rüştünün Tuhfet-ülihvan ma kile fiddühan kitabında, insanın sıhhatini bozan, zarar veren şeyleri ve israfı uzun anlattıktan sonra, tütünün böyle olmadığını bildiriyor. Tütüne haram demek, vera ve takva da olmaz. Vera sahipleri, Allahü teâlânın haram etmediği şeye, haram diyemez diyor. Hanefi âlimlerinden allame Abdüllah bin Muhammed Nihriri ve Şafii âlimlerinden Ali bin Yahya Nevreddin Ziyadi ve Abdürraufi Münavi ve şeyh Ali Şevberi ve şeyh İsmaili Sencidi ve Maliki âlimlerinden allame Külli ve Hanbeli âlimlerinden şeyh Meri, tütünün haram olmadığına fetva vermişlerdir diyor. Zararı ve lüzumu olmayan şey için mubah, zihin durgunluğunu giderip, hafızasını kuvvetlendirene mendub, terk edince zarar verene vacib, kullanınca zarar verene haram, içmek istemeyene, tütün içmesi mekruh olur, diyor. Şarap böyle değildir. Şaraba alışan, tevbe etse, şarabı terk ettiği için hasta olup, ölse, sevap olur.

Âlimlerin çoğu tütüne mubah demiştir. Mesela Şeyh-ul İslam Ebülbeka, Ahmed bin Ali Hariri, İsmail Meraşi, kadi Abdürrahim, Ganim bin Muhammed Bağdadi, Şeyhul İslam Behai, Muhammed Tarsusi, Muhammed Kehvaki, Mısır âlimlerinden Yusüf Decvi ve Muhammed bin Abdülbaki Zerkani, allame Abdülgani Nablusi, Abdürrahman bin Muhammed İmadi, allame Ali Echüri, Mahmud-i Samini, Osman Bedreddin, seyyid Abdülhakim efendi, büyük âlim, veliyyi kâmil mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyorlar ki:
(Zarar ve alışkanlık yapmayacak kadar az içilen tütüne haram ve mekruh demekten sakınmalı, kesesine ve sıhhatine zarar vermeyecek kadar az içenleri fasık, günahkâr bilmemelidir.)

Tütün içmek israf mıdır?
İsraf, malı haram olan yere vermektir. Azı da, çoğu da israf olur. Büyük günah olur. İçki ve kumar için vermek böyledir. Sigara haram olsaydı, buna az veya çok verilen para israf olurdu. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(İnsanın bazı arzuları, tabiatından ileri gelmektedir. Hiç kimse bu isteklerden kurtulamaz. Mesela, sıcakta, insanın tabiatı serin bir şey içmek ister. Soğukta, sıcak bir şey ister. Böyle istekleri yapmak nefse uymak değildir. Çünkü, tabiatımızın zaruri istekleri mubahtır. Bu ihtiyaç maddelerini lazım olduğu kadar kullanmak sünnettir. Çünkü, bu tabii istekler nefsi emmarenin arzularının dışındadır. Nefs, mubahların lüzumundan fazlasını ve haramları ister.) [Mektubat 3/27]

Malı, ihtiyaç olan mubahlara harcamak israf değildir. Günah olmaz. Sigaraya alışmış kimsenin tabiatı ekmek ister gibi, tütünü istiyor. Böyle kimsenin, ihtiyacı kadar kullanması israf olmaz.

http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2598

SİGARA HAKKINDA GRUP GÖRÜŞMESİ
(not: ciddi bir gruptan 29.08.2006 tarihinde alınmıştır-drmavi)

BİR GRUP ÜYESİ: Ah bu sigara!

Bazen goruyorum; adam sigara icmis gelmis Cuma
namazina. Agzi les gibi kokuyor. Ne Cuma kaliyor, ne
hutbe. Binanaleyh Efendimiz (S.A.V.) kendisinde sogan
ve sarmisak kokusu bulunan bir adami Cennetul baki
kabristanligindan cikarmis ve sogan ve sarmisak kokusu
ile cemaate katilmamasini emir buyurmustur. Peygamber
Efendimiz (S.A.V.) sogan ve sarmisagi kasdederek “Kim
bu cirkin kokulu bitkiyi yerse mescidimize
yaklasmasin. Insanlara eziyet veren bu sey meleklere
de eziyet vermektedir” buyurmustur. Peki sigara icip
de camiye gelen ey bedbaht adam! Madem camiye
geliyorsun, 2 saat sabredemez misin? Senin nefsinin 2
dakikalik zevki icin etrafindaki 10 kisinin namazini
mahvetmekten ne anliyorsun?

Sanma ki insanlar senden rahatsiz olmuyor! Kul hakki
nedir bilir misin?

Belediye otobusu geliyor, adam son nefesini cektikten
sonra otobuse biniyor. Dua edin size yakin
durmasin.Bogucu otobus havasinda pislik zehirlenmesi
gecirebilirsiniz.

En havadar yerlerden birisi de vapurlarimizin balkon
kismidir. Buralar sigara tiryakilerinin parselledigi
yerlerden olup, “sigara icme hakki” oldugunu
zannettigi yerlerdir.Tam oturup guzel bir hava
alacaginizi umarken bir de bakiyorsunuz yaninizdaki
adam cikarmis sigarasini tutturmeye basliyor!
Adamin/kadinin ictigi sigaranin dumani ruzgarin
etkisiyle direkt olarak sizin yuzune savruluyor, siz
de ya uyariyorsunuz ya da bircok insanin yaptigi gibi
ona icinizden “iltifat” saydiriyorsunuz.

Allah’in yeryuzune halife kildigi insanin serce
parmagi buyuklugunde ufak bir zevk aracina bu kadar
bagimli olmasi ne derece mantiklidir?

“Sigaranin dini hukmu nedir?” sorusuna bircok devirde
degisIk fetvalar verilmistir. Ama bu fetvalardan en
iyimseri bile zararlarindan oturu “harama yakin
mekruh” ifadesini kullanmislar. Insanlarimiz da “ne de
olsa mekruh” diyerek icmeye devam etmektedir. Bu
mantikta olan insanlara sorarim: Birseyi yapmamaniz
icin illa ki haram mi olmasi gerekir? “Harama yakin
mekruh” demek; haram cizgisinin ustunde bir yer
demektir. Bu kadar sinira kadar pervasizca gitmek
akilli bir insanin hele hele “muslumanim” diyen bir
kisinin yapacagi birsey midir? Ki, sigara icmek
“haram” olmasa bile icilen sigaradan dolayi insanlari
rahatsiz etmeniz “kul hakki” degil mi? Kendi
sagliginiza zarar vermeniz “nefsinize eziyet etmek”
degil mi?

Ayrica aldiginiz sigaralarin cogu yabanci firmalar.
Cogunlugu yahudi olan bi firmalara para kazandirip
sonra da bir yandan Filistin’deki dindaslarimiza
manevi destek verirken bir yandan da Israil’e yardim
yapan bu firmalari maddi acidan desteklemek akil kari
degildir! Pes dogrusu!

Binlerce insanin hayatina mal olan ve bagimlilik, sirt
ve bel agrisi, ilaca karsi bagisIklik, kisirlik,
menopoz, erken yaslanma, iyilesme zorlugu, prostat
kanseri, gogus kanseri, rahim kanseri, bogaz kanseri,
mide kanseri, karaciger kanseri, girtlak kanseri,
amfizrem,agiz kanseri,yemek borusu kanseri, cocukluk
solunum problemleri, kulak enfeksiyonlari, erken dogum
ve bebegin hafif dogmasi, seker hastaligi, gangrene,
ve daha onlarca hastaliga sebep olan bu sigaraya “ne
de olsa mekruh” gozuyle bakip icmeye gonul
rahatligiyla devam edip bu illeti “toplumsal bir
hastalik” haline getiren insanlar lutfen asagida
yazilanlari okusunlar bakalim icinde roket yakiti bile
bulunan sigara mekruh mu yoksa haram mi?

(Biraz uzun ama sigara icmeseniz bile lutfen okuyunuz,
bilgi sahibi olunuz ve sigara icenleri
bilgilendiriniz!)

Soru: Sigara hakkinda bazi kimseler mubah derken, bazi
kimseler ise mekruh demekte ve bu hukmu harama kadar
goturmektedir. Dogrusu nedir?

Cevap: Peygamber (sav) Efendimiz’in sereflendirdigi
asirda ve muctehidlerin devrinde sigara yoktu. Bu
sebeple, sigara icmenin hukmunde farkliliklar goze
carpmaktadir. Islam alimlerinin goruslerinde ortaya
cikan degisik hukumler, meselenin tetkikinde secilen
nokta-i hareketin birbirinden farkli olmasindan ileri
gelmektedir.

Bazi ilim adamlari ise bu hususu biraz daha genis
olarak tahlil etmis, cesitli zararlara yol acmasini
dikkate alarak, tutun icmenin harama yakin mekruh
oldugu neticesine varmislardir.

Sigara icmenin haram oldugu fikrinI mudafaa eden ilim
sahipleri, Sehr bin Havseb’in Ummu Seleme validemizden
naklettigi “Resulullah (sav) muskir ve muftir her seyi
yasakladi” Hadis-i Serifini, verdikleri hukmun delili
olarak gostermislerdir.

Hadis-i Serifin metnindeki “Muftir” kelimesini, Ibni
Esir, “Icildigi zaman vucuda hararet veren; uzuvlarda
kiriklik, guc azalmasi, goz kapaklarinda mahmurluk ve
zayiflama meydana getiren sey” diye aciklamaktadir.

Bilhassa tiryakisi olmayanlarin uzerinde tutunun
tesiri incelendigi zaman, vucutta bir gerginlik, goz
kapaklarinda agirlik ve mahmurluk hali, gerilen
uzuvlarda bir gevseme oldugu acikca anlasilmaktadir.

Doktorlarin ifade ve beyanlari ile zararlari ve insan
vucudundaki tahribati gun isigina cikmis bulunan
tutunu, birbirine ikram etmenin -zarari daha yaygin
bulundugundan- haram oldugu sarahatle ifade
edilmektedir.

Bu aliskanligin zararini yakinen anlamis bircok sigara
muptelasi, tutunu terketmeyi devamli olarak temenni
etmektedirler. Bu hal, onlarin tutunden gordukleri
zararin aci itirafi olmaktadir.

Son devrin ilim adamlarindan Muhammed el-Hamid, “Hic
suphe yok ki tutun, habis bir seydir. Onu icmeye
devam, eliyle kendini tehlikeye atmaktir. Bu sebeple
kendimi onu haram olmasi hukmune meyletmis goruyorum”
demistir.

Hic tereddut etmeden ifade edebiliriz ki, tutun ne
besleyici ne de onarici bir vitamini ihtiva
etmektedir. Keci ve benzeri canlilarin, cali
yapraklarini tutune tercih etmeleri, onda besleyici
bir deger bulunmadigina isaret edici ve dikkat cekici
bir husustur.

Sigara, gida degilse, sifa vermiyorsa ve hicbir derde
deva olamiyorsa ona verilecek para elbette israftir.
Peygamber (sav) Efendimiz, bos yere para harcamayi ve
malini zarara ugratmayi yasaklamistir. Karni doyduktan
sonra yemege devam etmekte kerahet bulundugu ve
zararli olacak derecede fazla bir sey yemenin haram
oldugu bir gercektir. Bu hakikat karsisinda
cocuklarinin ekmek parasini sigaraya vermek israf
degil ise ya nedir?

Islam dini, agiz kokularini gidermek icin misvak
kullanmanin sunnet oldugunu hukme baglamistir. Ayrica,
cok olarak sarimsak, sogan ve pirasa yiyenlerin
cemaate eza vermemek icin, camiye gelmelerine musaade
edilmemektedir. Sarimsak ve sogan kokusuna rahmet
okutacak kadar fena bir kokusu bulunan tutunu icmek,
misvak sunnetinin tesriindeki hikmete tamamen
aykiridir. Efendimiz (sav)’in ve ashabinin yoluna
aykiri bulundugu icin bid’attir.

Sigara muptelasi bulunan bir sahis ile camide ayni
safta, yanyana durma bahtsizligina ugramis bir mu’mine
sorunuz! Onun yaninda gecirdigi sIkintili dakikalar ne
kadar uzun ve cektigi iskence ne derece buyuktur?

Insanlarin eza duyduklari seylerden, meleklerin de eza
duyacagi bir Hadis-i Serifte ifade edilmektedir.
Peygamber (sav) Efendimiz’in bu beyani karsisinda
tutun kokusundan meleklerin rahatsiz kalacaginda
kimsenin suphesi olmamalidir.

Bir seye haram hukmunu vermek icin illa naslarda
(Kur’an ve Sunnette) lafzen (kelime olarak) gecmesi
sart degildir. Mesela eroin de naslarda lafzen gecmez
ama eroinin zararlarini gerek tipcilar gerek se
fikihcilar cok acik bir sekilde ortaya koyuyorlar.
Nefse zarar veriyor, mala zarar veriyor ve baskalarina
da zarari dokunuyorsa, bu uc zarari bir arada ve
surekli olarak veren her sey butun fukahaya gore
haramdir. Karsimiza cikan yeni meselelere de bu
olcuyle bakip hukum vermeli. Bu sayilan unsurlar bir
cok acik nasla haram olduguna gore, ayni zararlara
goturen seylere deharam diyoruz. Ayni seyi sigaraya
tatbik etmekle sigaranin da haram oldugu hukmune
variyoruz. Sigaranin mubah ve mekruh oldugu uzere
fetva verenler – zamanlarinin sartlari icinde –
sihhate ne olcude zarar verdigini bilemedikleri icin
boyle yapmis olabilirler.

Sigaraya mekruh diyenler

Bu gun sihhate zarari bilindigi halde hala mekruh
diyen hocalarimiz da malesef vardir. Bu insanlari
aldatan zararin az az, uzun vadede ve birden
olmamasidir . Eger her sigara icen bir hafta icinde
olseydi veya bir organi bir hafta icinde islemez hale
gelip kesilseydi. Acaba ona hala kim mekruh
diyebilirdi? Gelecek bu zararlarin gec gelmesi ve azar
azar gelmesi, mekruh diyenlerin mekruh demesine,
onlara muhalif olanlarin da olaya yumusak bakmasina
neden oluyor. Ama bir gercek hic bir zaman
unutulmamali. Eger zararin uzun zamanda ve gec gelmesi
bir harama helal gorunumu kazandiracaksa icki, kumar,
hirsizlik, intihar, eroin ve daha kesin haram olan bir
cok seyde -Allah muhafaza- helal veya mekruh olabilir.
Yani bir kimse; zehir) kullanarak intihar edecegim
dese acaba ona cevabimiz ne olurdu? Haram olan ickiyi
her gun az az alan, zararini uzun vadede goren veya
gormeyen, sarhos olmayacak kadar icen kimseye, ickide
az zarar veriyor veya sarhos etmiyorsa, diye hangi
hoca efendi “mekruhtur” diyebilir. Haydi icki ayet ve
hadisle haram oldugu acik olan bir sey, ona mekruh
diyemiyoruz. Ya eroine, biraya ne demeli? Bunlar ayet
ve hadiste acik olarak gecmiyor. Bunlara ayette ve
hadisde gecmiyor, zararida uzun vadede gorulurse
bunlari kullanmak haram degil mekruhtur diye kim fetva
verirse o kisiler sigaraya da ayni fetvayi
verebilirler.

Sigaranin israf olusu

Malin israf edilmesi Islam dininde haram kilinmistir.
Israfin haram oldugu bildiren ayeti kerimelerin
bazisini zikredelim.

“Yakinina,duskune, yolcuya hakkini ver,elindekileri
sacip savurma”

“Onlar sarfettikleri zaman ne israf ederler ne de
cimrilik:ikisi arasinda orta bir yol tutarlar.”

“Yiyiniz,iciniz israf etmeyiniz. ALLAH (C.C) israf
edenleri sevmez.”

“Muhakkak ki sacip savuranlar seytanin kardesidir.”

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) de malin bos yere
harcanmasini yasaklamistir. Hic suphe yoktur ki
sigarada vucuda gida veren hic bir sey yoktur. Insan
sagligina zararli binlerce zehirden en tehlikelisi
nikotindir.Nikotin bazi haseratin itlafinda, ilac
imalinde kullanilmakta ise de agrilari dindiren,
yaralari tedavi eden tek kelime ile sifa verici bir
maddeyi icinde bulunduran ilac imalatinda
kullanilmamaktadir. Sigara gida degilse, sifa
vermiyorsa ve hicbir derde deva olmuyor ise bilakis
insan sagligina son derece zarar veriyorsa ona
verilecek para elbette israftir.

Sigaranin baskalarina zarar vermesi

Sigara onu kullanmayanlar icim tiksindirici kokusu ve
rahatsiz edici dumani ile eziyet vericidir. Bundanda
ote sigara dumani cevresinde bulunan insanlarin
sihhatini menfi yonde etkilemekte, sagligi zarar
vermektedir. Son yillarda yapilan arastirmalarda,
kendisi dogrudan sigara icmemekle birlikte sigara
icilen mahallerde bulundugu icin duman soluyan, pasif
sigara icicilerinin de akciger kanseri hususunda buzuk
bir risk altinda bulunduklari tesbit edilmistir ki;
bunlarin riski hic sigara icmeyenlerden iki kat daha
fazladir.

Hic bir Musluman diger muslumana zarar vermez. Eziyet
etmez. Sigara bilhassa cemaatle namaz kilinan yerlerde
ve benzeri topluluklarda hem muslumanlara hemde
vazifeli meleklere, ruhanilere eziyet verir. Namaz da
sigara icmeyen cok kimsenin husu ve huzurunun
bozulmasina sebeb olur. Binanaleyh Efendimiz (S.A.V.)
kendisinde sogan ve sarimsak kokusu bulunan bir adami
Cennetul baki kabristanligindan cikarmis ve sogan ve
sarimsak kokusu ile cemaate katilmamasini emir
buyurmustur. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) sogan ve
sarimsagi kasdederek “Kim bu cirkin kokulu bitkiyi
yerse mescidimize yaklasmasin. Insanlara eziyet veren
bu sey meleklere de eziyet vermektedir” buyurmustur.

Yine bir hadisi seriflerinde “Kim bu bitkiyi yerse
mescidimize yaklasmasin sarimsak kokusu ile bize
eziyet etmesin”, diger bir rivayette de; “Bizimle
birlikte namaz kilmasin” buyrulmaktadir.

Hadisi Seriflere binaen Peygamber Efendimiz (S.A.V.)
sogan ve sarimsak yiyen kimselerin baskalarina eziyet
vermemesi icin cemaate katilmamasini emretmistir.
Malumdur ki rahatsiz etme bakimindan sigaranin kokusu
sogan ve sarimsagin kokusunda daha az degildir.
Sigaranin kokusunun baskalarini rahatsiz ettigi
suphesizdir. Hele hele sigara dumaninin ictimai
hayatta, otobuste, kapali yerlerde rahatsiz ediciligi
ise daha da tiksindirici ve eziyet vericidir.

Cabir (R.Anh)’dan rivayet olunan su Hadisi Serifte
Islamin baskasina eziyet etmegi acikca yasakladigini
gosteriri. “Kim bir muslumana eziyet ederse bana
aziyet etmis sayilir. Bana eziyet eden Allah (c.c.)’a
eziyet etmis sayilir.” Bir baska hadisi serifte de
“Her eza veren cehennemdedir” buyuruluyor. Hadisi
Seriflerde goruldugu gibi insanlara eziyet vermek
haramdir. Dinimizde “zarar ugrama ve baskasina zarar
verme yoktur” dusturu bunu ifade etmektedir.

Islam alimlerinin sigara hakkindaki fetvalari

Buyuk alim ve mutasavviflardan Ismail Hakki Bursevi
(K.S.) Hazretleri Ruhu-l Beyan Tefsiri’nin 1. Cildinin
sonunda teracimi ahvalini verirken Turkce olarak soyle
yaziyor. Biraz sadelestirerek asagida naklediyoruz:

Sam’da iken Seyh Ekber (K.S.) bir kac kere temessul
(Bir sekil ve surete girerek gozukme) edip; oyle ki
halk ona yaprak (tutun) der. O bizim yanimizda pis ve
haramdir. buyurdu. ve seyhimden de duydum ki; “Tutun
icen nefsani ve seytanidir.”

Yine Ismail Hakki Hazretleri hazirladigi Hadisi
Erbaiyn’in 6. Hadisi Serifinin Serhinde soyle
buyuruyor: “Bir seyin zarari asli fitrata (
yaratilisa) dokunuyorsa diger zararlilardan daha
cirkindir. Mesela tutun gibi ki bunun zarari dogrudan
fitrat-i asliyedir. Ibadetlere karsi bir agirlik ve
isteksizlik meydana getirir.”

Ruhul Beyan’da Vakia sursinin 43. ayet-i kerimesinin
tefsirinde ise “Diger tefsirlerde tarif edildigi gibi
bu tutun haramdir.” buyruluyor.

“Sigaranin haram oldugu bir gercektir… Bunun
haramliligi, doktorlarin raporlarina gore, sihhatte
zararli oldugundandir. Suphesiz zararli bir sey,
alimlerin ittifaki ile haramdir. Sigara, yalniz
icenlere degil, icmeyenlere de eza (sikinti) verir…
Melekler de cok rahatsiz olur…”

Daha sonra velilerin basindan gecen soyle bir hadise
nakleder. Velilerden bir grup, cesitli pisliklerden
dolayi kotu kokan bir sehre girerler. Cok az bir zaman
sonra ise adeta kacar gibi o beldeyi terkederler. Zira
kotu koku yuzunden melekler onlardan ayrilmis, o sehre
girmemislerdi. Bunu basiretleriyle sezen veliler ise
kurtulusu o meleksiz beldeden ayrilmakta gormuslerdir.

Meleklerin bir mu’minden ayrilmasinin ne kadar buyuk
bir tehlike oldugunu ancak akl-i selim ve basiret
sahipleri anlar diyen debbag, boyle bir kimseyi
silahsiz silahsiz oldugu bir anda ansizin dusmaniyla
karsilasan bir acize benzetir. Melaike-i Kiramin bir
mu’minden ayrilmasinin tehlikesini anlatirken hasyet
verici urpertici su hakikati da soyle dile getirir.

1. Sigaranin kokusu sogan ve sarimsaktan daha az
rahatsiz edici degildir ve ustelik surekli ve
kalicidir. Insanlarla devamli beraber olmak zorunda
olan melekler de vardir. Sigara icen insan kisa
zamanda agiz kokusunu gideremez. Agzi kokarken de
camiye gelmesi yasaklanmistir. Bu da onun surekli
camiye gelmemesini gerektirir. Boyle sonuclara sebep
olan birseyin haram olmamasi dusunulemez.

2. Buna bagli olarak her turlu canliya ve oncelikle de
insana eziyet vermek haramdir. Ayet-i Kerime’de :
“Mu’min erkekler ve Mu’min kadinlara haketmedikleri
bir seyle eziyet edenler suphesiz acik bir buhtan ve
gunah yuklenmislerdir” (Ahzâb (33) 58) buyurulmustur.
“Her eziyet veren atestedir” denmistir. Sigara icenler
icmeyenler icin kucumsenmeyecek bir eziyettir.
Ozellikle de sigara icen bir es, icmeyen hayat
arkadasi icin bitmez tukenmez bir eziyettir.

3. Eza veren sey ayni zaman da pisliktir. Pis olan bir
seyin hakki ise haram kilinmaktir. Ayette “habis
(murdar) seylerin haram kilindigi bildirilmistir.”
(A’râf (7) l57) Hz. Peygamber de sogan ve sarimsaga
kokularinin agir olmasindan oturu “su iki habis bitki”
diye tabir etmistir. (Bk. Muslim, Mesacid 76) Rahatsiz
edici koku sigarada da fazlasiyla vardir. Oyleyse o da
“habis”tir. Habis olan seyleri ise Allah haram
kilmistir.

4. Sigaranin teneffus edilen kismi dumandir, yani
atestir. Oysa bunlarin yenilmesi ve icilmesi haramdir.
Ayette haksiz yere yetim mali yiyenlerin karinlariyle
ates yiyecekleri soylenirken, (Nisa (4) 10.) atesin
bir ceza araci oldugu anlatiliyor. Bu ise helâl bir
nimet olamaz. Keza “Artik semanin acikca bir duman
getirecegi gunu gozle” (Duhân (44) l0.) denirken
dumanin (duhân) yine bir ceza ve tenkit araci oldugu
anlatilir. Suclulara ceza araci olarak yaratilan
seyler insanlar icin nimet olamazlar. Hz. Peygamber’de
sicak yemekten hoslanmazlar ve “Allah bize ates
yedirmemistir” derlerdi. (Benzer hadis icin bk.
el-Hindî, Kenz. VN/109)

5. Sigara hicbir faydasi bulunmayan safi bir israftir.
Allah’in insanlarin kiyamini (yasayabilmelerini)
saglamasi icin bahsettigi “mal’in (Nisâ (4) 5.)
ziyanidir. Bazen coluk cocugunun nafakasini kismaktir.
Oysa pekcok ayet ve hadislerle hem israf hem de mali
ziyan etmek yasaklanmistir. (Bk. En’âm (6) l41; A’râf
(7) 31; Hadis icin bk. Buhari, zekât 18; Muslim,
Akdiye 14.) yani haram kilinmistir. Dolayisi ile bu
durumda olan sigaranin da haram olmasi iktiza eder.

6. Sigara abesle istigaldir. Allah ise insanlari bos
yere (abesle istigal icin) yaratmadigini bildirmistir.
(el-Mu’minûn (23) 115)

7. Sigara “bid’at” tir. Cunku bid’atin bir gostergesi
de, yapildiginda ona karsilik bir sunnetin
kaybolmasidir. Sigara icin insanlarda onemli bir
sunnet olan agiz temizligi kaybolmaktadir. “Her bid’at
ise dalalettir. Her delalet de cehennemdedir” .
(Muslim, Cum’a 43; Ebu Davud, Sunnet 5.) Cehenneme
muncer olan bir seyin haram olmasi gerekir.

8. Sigara Islam âlemine Hiristiyan ve Yahudilerden
gecmistir ve onlarin bir uygulamasidir. Oysa
muslumanlar baskalarina benzemekten menedilmislerdir.
Binaenaleyh, sigara bu acidan da menedilmis yani haram
kilinmis olur.

9. Hepsinden onemlisi, sigara insan icin zararli bir
seydir. “Butun zararlilar ise haramdir” Gercekten de
bu gun artik sigaranin kimseye yarar saglamadigi,
aksine pek cok zararlarinin oldugu tip uzmanlarinca
ortaya konmustur. (Sigaranin zararlari konusunda
ISAV’da tertib edilen (26.10.1991) sempozyuma sunulan
tebliglere ek olarak ayrica bk. en-Nesîmî, age. I/343
vd.) Zararlilarda aslolan hukmun “haram” olacaginda
ise Islâm âlimleri arasinda adeta ittifak vardir.
Cunku “zarar ve zarara mukabil zarar yoktur. (Mecelle
md. 19) Allah “Kendi kendinizi oldurmeyin” (Nisâ (4)
29) “Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayin”
(Bakara (2) 195) buyurmustur.

10. Sigara butun butun sarhos etmese dahi bir nevi
gevseme ve uyusturma tesiri yapmaktadir. Butun sarhos
ediciler haram oldugu gibi, uyusturucu ve futur verici
seyler de haramdir. Ne var ki, sigara icene, sarhos
edicilere verilen ceza verilemez.

11. Hadis-i serifte “Helâlin da haramin da belli
oldugu, aralarinda supheli seyler bulundugu, onlardan
sakinanin dinini ve irzini korudugu, onlara dusenin
ise harama dusecegi…” bildirilmistir. (Buharî, Iman
39; Muslim, musâkât 107.) Sigara ise en azindan boyle
bir durumdadir ve netice itibariyle harama goturur.

12. Sigara konusunda Islâm Halifesinin yasaklamasi
mevcuttur. Seriata muhalif olmayan konularda
veliyyu’l-emrin isdar edecegi buyruklara ser’an uyma
zorunlulugu vardir, aksine hareket ise naslarla haram
kilinmistir. Binaenaleyh, sigaranin da haram olmasi
gerekir.

13. Sigara insani, Allah’i zikretmekten ve O’na karsi
kulluk gorevlerini ifa etmekten alikoyar. Sigara
tiryakisi oruca cok zor tahammul eder. Bu yuzden pek
cok kisi oruc tutmaz. Itikata hic cesaret edemez.
Allah’in zikrinden alikoyan birsey ise batildir,
haramdir.

Sonuç: Kimse darilmasin

Hala sigaraya mekruh diye fetva veren veya duydugu bu
fetvalarla amele devam eden olacaksa veya sigaraya
kadar daha neler var deyip olayi gecistirmeye
calisanlar bulunacaksa, onlar bilsinler ki, bu
satirlarin yazari onlardan daha cok onlarin yuce
divanda sorumlu olmamalarina “dua”cidir. Bu satilarida
kimseyi rahatsiz etmek ve ictigi sigaranin zevkini
burnundan getirmek amaciyla yazmiyorum. Hatta cok daha
buyuk yanlislar varken, onlara gore ufak bir yanlis
(ufak gibi gorunen) olan sigara ile birinci derece
ugrasmayi da gereksiz goruyorum. Bu satirlardan dolayi
kendilerine cevap hakki dogan tiryakileride kendi
vicdanlariyla bas basa birakiyorum. Sigara konusunda
bugun bir cok islam alimi boyle dusunmektedir. Bu
satirlar sahsi bir gorusten daha ziyade alimlerimizin
bu konudaki degerlendirmelerind en ilham alinarak
yazilmistir. Yukaridaki goruslerin benzerleri Gunumuz
islam Hukukcularindan Prof. Dr. Cevat Aksit ve Prof.
Dr.Hayrettin Karaman ve digerleri tarafindan da dile
getirilmektedir

(Not: Yazilanlarin bir bolumu alintidir)

Hala sigara icmeye devam mi ediyorsunuz?

Ben kendi adima sigara icen bir insandan oturu
rahatsizlik duydugumda ona hakkimi helal etmiyorum!

Allah sigara icen arkadaslara sigarayi birakacak irade
gucu nasip etsin.

Allah toplumumuzu sigara pisliginden kurtarsin.Amin.
—————————————————————

GRUP ÜYESİ
sigara içmek haramdır diyenler sonra allah’a iftira atıyor olmasınlar!… bu konuda ciddiyim.
ciddi bir araştırma yapmadan adı prof da olsa kimse ulu orta konuşma hakkına sahip değil.
sigara içmek gerçekten haram mı. ben allah’tan korkarım haram demeye.
ya haram değilse. değil mi. kesin delilin ne söyler misin. ciddi olanları bir daha ciddi manada araştırmaya davet ediyorum!……………

————————————
İLK ÜYE

Selamun Aleykum …….Bey;

Oncelikle belirtmeliym ki, fetvayi veren ben degilim, ben kimim ki bu konuda fetva vereyim. Ben bu konuda ayetler ve hadisler isiginda fetva veren kisilerin beyanlarini ilettim.Yazinin basinda ise sigara icenlerden rahatsiz oldugumu belirten yazi ise bana ait.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den sonra sigaranin hukmu hakkinda bircok farkli fikir one surulmus, bu konuda bircok ictihad sahibi alim tarafindan haram, harama yakin mekruh ve mekruh ifadeleri kullanilmistir. Yani sizin dediginiz gibi profesorluk unvani var diye arastirma yapmadan ve bilip bilmeden ahkam kesip fetva veren birisinin fetvasi degildir. Islam tarihi boyunca tutune bu gibi hukumler verilmistir. Bahsi gecen konuya ayni sekilde haram ifadesini kullanan professorun “bilgi sahibi olmadan fetva veren” bir kisi oldugunu asla dusunmuyorum.

Belirtmek gerekir ki; sigaraya haram diye fetva vermek kolay bir is degildir. Ama bu konuda yetkili, Kur’an ve hadisler isiginda bu konuya aciklik getiren bircok alim-muctehid haram ifadesini kullanmislardir.Biz seneler boyunca “mubah, mekruh” gibi ifadeleri duydugumuzdan oturu su an haram ifadesini duydugumuzda “birisi kalkmis da Allah’in hukmunu degistiriyor, mekruh olan seyi haram kiliyor. Sana bu yetkiyi kim verdi” ifadesini kullaniyoruz. Halbu ki sigaraya yuzyillar oncesinde haram diyenler de vardi. Bunda tenkid edilecek birsey yoktur. O insanlar hadislerden ve ayetlerden bu yorumu cikartmis olabilirler. Ki, neyin dogru oldugunu ancak Allah bilir.

Bir de meseleye su yonden bakmak gerekir: Eger bir konuda harama yakin mekruh ve haram fetvalari varsa ve boyle bir ayrilik mevcutsa harama gore davranmak gerekir. Musluman kesin olmayan hukumlerde tedbirli davranmalidir.

Ek olarak soylemek isterim : Hicbir yarari olmayan, ve Allah’in bize verdigi vucudun tum metabolizmalarini altust eden, bircok hastaliga davetiye cikaran, pis kokan, baska insanlari da olabildigince rahatsiz eden, icinde besleyici hicbir besin bulunmayan, yuzlerce ne idugu belirsiz yakit bulunduran birsey hakkinda haram fetva verilmesi sizleri sasirtmamasi gerek.

Buna ek olarak, sigaraya mekruh diyen alimlerimiz de vardir.Bunlarin fikirlerini de yazabilirim. Onlarin da kendilerine gore gecerli bircok sebebi vardir. Onlara da saygi gostermek gerekir. Ama su bir gercek ki, eski zamanlarda sigaranin ne denli zararli oldugu bilinmiyordu. Tip teknolojisinin gelismesi ve kullananlarin cogalip, kullanan insanlar uzerinde sigaranin etkisinin bu denli oldugu gorulup tibben ispatlanmissa bu gibi fetvalarin zamanimiz alimlerininkiyle eski zaman alimlerinin fetvalarinin farklý olmasi gayet dogaldir. O zamanki alimler etkilerini ve zararlarini tam olarak bilmediklerinden dolayi kesin hokum vermemislerdir.Ama kesin hukum vermemeleri “aman haram dersem Allah’a iftira atmis olurum cunku bu konuda kesin bir ayet ve hadis yok” diye degildir. Ayet ve hadisler isiginda gorunen seye hukum vermek zorundadirlar ki, etrafindaki insanlar bu konuda bilgi sahibi olup buna gore davransinlar. Bu sebeple hicbir yarari olmayan ve tibben (muslumani da kafiri de ayni gorustedir) ispatlanmistir ki, sigara insanin metabolizmasini yoke den bir pisliktir ve insanin kendi kendini yavasca öldürmesinden baska birsey degildir.[Muslumanin ve kafirin hem fikir oldugu fazla bir konu yoktur]

Toplumumuza bakarsak milyonlarca insanin ufacik bir tutun parcasina mahkum oldugunu goruyoruz. Sunu da belirtmeliyiz ki, eskiden insanlar sigarayi bu derece kullanmiyorlardi. Zararlari da bu derece bilinmediginden alimler tam olarak karar veremiyorlardi. Halbuki gunumuze baktigimizda sigara icimi cok yayginlasmakta ve her zor zamanda icen insanlar eline sigara almaktadir. Adam stres altina girince veya en ufak bir sinirlenmede elini oraya goturup sigara icmesi, bir bagimliliktir.Bu bagimlilik, insanlari dertlerini sigara ile hafifletme sebebine donusturmekte ve zor zamanlarinda Allah’a tevekkul yolu olan dua ve istek kapisinin onune buyuk bir engel olmaktadir. Musluman bir insan zor ve stresli zamanlarinda ilk isi Allah’a siginmak olmalidir. Ama sigara icenlerde bunu ilk olara sigaraya sarilip sigara icmek oldugunu goruyoruz. Bu sebeple,her sigara icen olmasa da, sigara icenlerin bazilari/bircogu sigarayi putlastirmaktadir.

Kafirlerin bile birakmaya calistigi, hakkinda bircok yasaklar koymaya calistigi sigara ve sigara icmeyi nasil oluyor da muslumanlara yakistirabiliyorsunuz? Kafirler bile bu kadar zevklerine duskun olduklari halde, dinsiz olup hicbir hayat-i gayesi olmayan insanlar olduklari halde sigaradan kacarken, cok daha hassas olan ve temiz olarak aldigi bedenini Rabbisine temiz olarak vermek zorunda olan muslumanin sigarayla yakindan ve uzaktan alakasi bile olmamasi gerek, oyle degil mi?

Bir de kendi fikrimi belirtmek istiyorum : (bu sadece bana ait bir fikirdir, yanli solabilir tartisilabilir, yukaridaki yazilalra alakasi yoktur). Domuz etinin neden haram kilindigina bakin. Denizden cikan iskeletsiz ve kabuklu bazi hayvanlarin yenmesi hakkinda haram fetvasi verilmesine bakin. Bunlarin ana sebebi sizce nedir? Domuz kendi pisligini bile yiyen ve yiyecek ayirt etmeyen bir hayvandir.Diger yasaklanan hayvanlarda da bu durum soz konusu olabilir. Allah domuz gibi pis bir hayvanin etini yasaklamistir peki acaba bunun sebebi nedir? Bunu arastirmak gerekir. Ama etinin pis olmasi bu sebepleri arasinda oldugu kesindir.

Besin ve enerji vermesine ragmen, domuz eti pis olmasindan oturu haram ise, hicbir besin kaynagi olmayan ve zarari domuz etinin zararlarindan daha fazla olan sigara sizce nedir? (Bunlar benim gorusumdur.Herhangi bir hadis ve ayetle alakasi yoktur. Yanlis olabilir.)

Bu sebeple yazdiklerimi bir daha okumanizi dilemekteyim ve bu konudaki onyargilarinizi goz onunde bulundurmadan bir daha akil ve mantik cercevesinde yazilanlara kulak vermenizi rica ediyorum.

[Not: Bu e-postadan sonra sigara icen bircok kisiden e-posta aldim. Zannimca yazilanlar sigara icenleri cok incitmis.Ama sigara icen bir insanin bu yazilanlara birden olumlu tepki vermesi beklenemez.Bu sebeple onlari da hakli karsilamakla beraber, kirdiysam herkesten ozur diliyorum. Ama bunu sebebi sigaranin haram olduguna dair olan gorusumden oturu degil, kendi gorusumu yazdigim usluptaki sert ifadelerdir.
—————————————————————————

BİR ÜYE
Altta yazıyor ya
nedenlerini yazmışlar
açıklama yapmışlar
kaç sayfa yazı var
—————————————————————————

Bir kardesimiz arastirma yaparak diger kardesimiz ciddi arastırmaya tesvik ederek bizlere ornek oldular sagolsunlar ve vesilelikleriyle kaynaklariyla soyle bir dosya olustu:

Alinti: fg

““Sigaranin dosyasi kabariktir
Maznundur beraat etmemistir
Tib acisindan tedrici intihardir
Bedene yarari olmadigi gibi paranin israfidir
Nikotin ihtiyaci varsa bu Allahin nimetlerinden alinabilir
Hekimlik acisindan tedricen intihar demektir
Melek ve temiz ruhlari uzaklastirir
Baskasini rahatsiz eder hukuka tecavuz ve zulumdur
Muteehhirin ulemasi meseleyi kendi anlayisina gore degerlendirmistir.
Fukahanin cevaz vermesi sizi aldatmasin.Cevaz verilmesi asla dusunulemez.
Ibni Abidin, eger mahzurlari anlatilsaydi haram diyecekti, katiyen, cunku intihara goturucu bir seydir.
Sigara hakkinda hukum verecek Ali encumendi danis’i (akademi-yuksek ilim heyeti) bekliyoruz.

Ama bir insan da alismis bunu yapiyorsa, hemen hakkinda bir haram irtikap ediyor nazariyla bakmamalidir. Ulemanin ve mesayihinin bu mevzudaki musamahali davranisini degerlendiriyor onlara iktida ediyor nazariyla bakilmali o kardesimiz hakkinda sui zan yapilmamalidir. Bu da ayri bir meseledir.
Burda mutedil bir yol bulup sirati mustakimi elde etmis oluruz. Obur turlu ifratlardan tefritlerden kurtulamayiz hafizanallah, baskalari hakkinda dedikoduya duseriz.”

yazinin devami dosyanin tamami >> Sigara Dosyasi
————————————————————-

GRUP ÜYESİ

sigara içmek haramdır diyenlere ve demeyenlere cevabım: ben, “haram degildir diyenler” takımını tutanlardanım!…

arkadasin verdiği o hadis haram belli helal belli şüphelilerden bahsediyor diyor.

bu da benim sigara içmek kesin haramdır denemeyeceðine
dair israrıma delil olan bir hadistir… sigaranın
haramlığına direkt delil bir hadis olduğunu iddia
edebilecek bir ilim erbabı varsa lütfen gösterin…

—————————————————–

drmavi

Kardeslerimizin helal haram konusunda ne kadar rahat konusabildiklerine sasiyorum. Kuran ve Hadis kaynagindan baska icma ve kiyas diye iki kavram ve müctehid olabilecek kimselerin tip ilminin verilerine de dayanarak verdikleri fetvalarinin agirliği yok mu sizin nezdinizde. Ayet bilmiyorsaniz ilim erbabina sorun ayeti ve Allah Rasulunun Muaz’in ayet ve hadiste yoksa ictihadima gore davranirim dediğini Efendimizin buna hamd ettigi malumdur. Bilemiyorum kardeslerimiz müctehid kivaminda bireyler de olabilir, saygi duyar bu durumda sukut ederiz. Cunku bizler sadece mukallidiz nakilciyiz efendim!

Zaman gazetesinden de alinti yapıdı fgülen platformunda. Bu guruba isminin verildigi zatin da sözleri verildi. Bu (muzakere olmaktan cikmis) tartismanin dini duyarliligi ve misyona ve fetva sahipleri buyuklarina bagliligi olan ve belki tepkisini dile getiremeyen cogunlugu ciddi rahatsiz ettigini düşünüyorum.

Allah rizasi için siradan ya da ehemme gore muhim kalabilecek belki o seviyede bile olamayacak konularin tartisildiği ve onune gelenin fetvaci kesildigi sitelere dondurmeyelim bu nezih platformu…

Genclerimize yararli olacak hadisleri gundeme tasiyarak kaynaklar vererek ruh kalp ve zihin düyalarina tutum ve davranislarina kazanim getirecek muzakereler yapalim yorumlar uretelim diye teklif ediyorum.

Sizleri tekrar buyugumuzun sigara konusundaki sözlerini okumaya ve varsa kisisel inanciniz, fetvaniz ve tatbikiniz onun kendi dünyanizda ozel kalmasina dikkat etmenizi istirham ediyorum efendim!…

Bu arada ….. Bey isminden dolayı hadisiserif grubumuzun da fgülen grubundan farklı olmadigini dusunerek bu ifadeleri kullandim. Grubuzun farkli bir misyonu var ise belirtirseniz bu tur yaklasimlarda bulunmamaya ozen gosteririm insallah degerli kardeslerim!…

fgulenin sigara konusundaki ifadeleri bu linktedir
http://www.hercai.net/kurannuru/viewtopic.php?t=834

GURUP ÜYESİ: senede maksimum üç-beş paket alır cebime korum.
yakınca dumanı ağzımdan aşağı inmez olduğu gibi dışarı
çıkar. Tek bir kere dumanı ciğerime çektiğimi
hatırlamıyorum. eğer bu içmekse öyle kabul et. değilse
böyle kabul et.

öyle ya da böyle mes’ele benim içiyor veya
içmiyor olması ile alakalı değil.

hem ne haddime ki eğer tiryaki olsa idim veya olmasa
idim, allah’a iftira atma-atmama gibi bir konuma
düşme-düşmeme hususunda kendimin haklı veya
haksızlığı ispat etmeye cesaret edebileyim!…

bu durumda mes’ele islami olmaktan çıkar islami
hükümleri kendini haklı çıkarmak için kullanmak olur
ki, bunu hiç bir aklı başında müslüman aklının ucundan
bile geçirmez.

mes’ele şu: hakkında kesin bir delil olmayan ve de
milyonları hatta milyarları direkt ilgilendiren bir
konuda bila kaydu þart haramlığın kolayca dile
getirilebiliyor olmasına tepkimden baþkası değil.

Bizim toplumda bu gibi hüküm koyucular haddinden
fazla.
————————————————————-

drmavi

Gurup yöneticilerinden ve bütün üyelerden özür dilerim.

Mesele büyük bildiğim yoluna baş koyduğum büyüğümüze gelip dayanınca kim olursa olsun susamazdım. Guruba ismi verilen zatın sıradan ve SÖZDE FETVA veren bir hoca durumuna düşürülmesine göz yumamazdım. Onlarca cepheden yapılan ithamları anlarsınız, kendi içimizden bu tahkir ve tezyife varan tahfif ne anlama geliyor biri bunu açıklasın lütfen!

Ölçüleri bir tarafa koyup içten infilakla ciddi reaksiyon gösterdiğimi kabul ediniz. Arkadaşımız ne yapmak istiyor. Bu ifadeler ne demektir Allah aşkına!

haram değildir diyenler takımını tutanlardanım!…
allah’a iftira atma-atmama
İslami hükümleri kendini haklı çıkarmak için
bila kaydu şart haramlığı kolayca dile getirilebiliyor
toplumda bu gibi hüküm koyucular haddinden fazla
sözde fetvalarla bu aziz dinden soğutulmaktadır

Arkadaşım! Kardeşim! Kurban olduğum!… Büyüğümüz hakkında bu anlama gelebilecek cümleleri kullanmanızı tessüflerimle reddediyorum. Bunu yapacaksanız başka bir gurup açınız orda yapınız. Yok açtım diyorsanız fg grubuna taşımayınız. Ne mahallesinde ne satmayınız!…

Büyüğümüze karşı “Edeb ya hu!..:” diyorum…

Dilime gelen bütün kavramları gücüm yettiğince ittim teeddüp ettim bunları diyebildim…
——————————————————————–

12.09.2006 BİR ÜYE

Kurani kerimin Nahl Suresi Ayet 116 numarali ayeti mealen der ki: “Suna buna
haram demeyin, yoksa Allaha karsi yalan uydurmus olursunuz?

Eger sigara dumaninin insana zararli oldugundan dolayi haram diyorsaniz,
madende calismak da, fabrikada calismak da haramdir. Ben haram demiyorum
tabii. Diyemem.
Siz hic bir yahudi gördünüz mü yeraltinda tas kömürü madeninde yada
tasocaklarinda calisan?
Mekruh (cirkin) diyebilirsiniz. Evet sigara cok cirkin bir seydir.
Israf oldugundan ve sagliga zararli oldugu icin sadece mekruh demek
yeterlidir.Yeni bir din uydurmaya gerek yoktur.selamlarimla
———————————————————————

BİR ÜYE

Bu ayeti bize ithaf etmeniz yanlis olmuyor mu?

Maden ocaklarinda alin teri ile ekmek kazanmak ile keyif veren sigarayi karsilastirmanizi bile kiniyorum.

Sigaranin haram fetvasi Kuran ve sunnet isiginda ispatli bir sekilde denmistir.Siz ise kaynak olarak Kuran ve sunneti degil de, sigaranin haram oldugunu varsayarak “madende calismak da haram olur o zaman” demissiniz.Ben de diyorum, ne alaka?

Ayrica sormak istiyorum, bunun yahudilikle ne alakasi var onu da anlayamadim.

Burada yeni bir din kimse uydurmuyor. Bizler devrimizin bu konuda yetkili ve bilgili insanlari olan Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Cevat Aksit ve M.Fethullah Gulen gibi alimlerimizin sozlerine bakariz.

Soruyorum, madem yeni bir din uyduruldu, nedir o din? Aciklayiniz.

Belirtiyorum, birsey Kuranda alenen soylenmiyor diye ona mubah veya mekruh diyemezsiniz. Sigara o donem yok oldugundan Kuranda ve sunnette bulunmasi zaten imkansiz!

Neyse, ben cok uzun ve ispatli bir yaziyi ilettim. Siz halen bazi onyargilarinizdan oturu kabul edemiyorsaniz burasina ben karisamam. Ama sizden bir ricam var. Ilgisiz bir ayeti kimlere ithaf ettiginizi ve neden ithaf ettiginizi iyice dusununuz.

Yogurt yemek haramdir denmiyor, sigara bu. O yaziyi bir daha mi yazayim. Dunyada milyonlarca insan bu sebepten oturu ölüyor. Bile bile insan kendi vucudunu zehirliyor, intihar ediyor. Yani bu zehirlenme uzun sureler aliyor diye, yani sigara bagimlisi 20 sene sonra oluyor diye bunu gormezlikten gelemeyiz. Birsey ictiginizi dusunun. Ictikten sonra 1 ay sonra ölüyorsunuz.Icen herkes 1 ay sonra ölüyor. Bu intihar degil midir? Ha 1 ay ha 20 yil.Ne farkeder?
————————————-

Sevgili Arkadaşlar,
Bu sigara mevzuunu artık kapatsak diyorum, fetva verme
makamında olan hocalarımızın görüşü bellidir, hala
sigara içen kardeşlerimiz varsa, bu da onların
tercihidir. Bu konuda din bilgisi bizlerden (ya da
benden diyeyim) fersah fersah fazla fetva makamındaki
hocalarımızın görüşleri de burada dile getirildi. Hala
o zıkkımı içenlerin kendi tercihidir. Ben de 2 yıl
öncesine kadar o zıkkımı içenlerdendim, fakat artık
içmiyorum, içenlerin yanından da uzaklaşıyorum,
çalıştığım şirkette odamda içirtmiyorum, içilen
yerlere girmiyorum, sigaradan üstü başı veya ağzı
kokanlara da kokuyorsun diye söylüyorum, tepki
verenlere de aldırmıyorum. Elin Avrupanın kafirleri
bile sigaraya karşı savaş açmışken sağlığa bu kadar
zararlı olan bir nesneye karşı müslümanlar neden
musamaha göstersin ki. Sigara içen arkadaşlarımız da
lütfen bu zararlı şeyi terk etsinler, en azından kendi
sağlıkları için, ya da bulundukları ortamı zehire gark
edip başkasının sağlığı ile oynamamaları için. Onun
dumanı ile bana zarar verenlerde hiç mi hakkım yok?
bir de bu açıdan düşünün.

Sayin grup uyeleri; (21.10.2006)

Yaklasik 2 ay once “Sigara icmek haramdir” isimli e-postasini sizlerle paylasmistik.Bu postaya olumlu ve olumsuz bircok cevap geldi.Konuyu tam olarak aciklamak ve bu posta sebebiyle bana gelen kufur / hakaret icerikli mailler ile “Allah’a iftira atmayin” seklinde ithamlara maruz kaldigimdan oturu bu yaziyi yazmis bulunmaktayim.

Gecen yazinin basinda ve sonunda belirttigim hususlar benim sahsi fikirlerim olup alinan veya kirilan herkesten ozur dilerim.

Gecen yazimizda bircok konuda ispatli ve devrimizin alimlerinin bazilarinin goruslerini size nakletmistim. Hemen belirtmek gerekir ki, sigaraya haram fetvasi veren kisi ben degilim. Bu kisiler Prof. Dr. Cevat Aksit, Prof. Dr. Hayrettin Karaman ve M. Fethullah Gulen Hocaefendi’dir.

Bana gelen maillerin bazilarinda bu zatlara karsi yapilan saygisiz ifadeler ve onlari assagilayici hakaretlerin yazildigini gordum. Bu gercekten korkunc birsey. Bir insan, sirf isine gelmiyor diye, sirf birinsin bir fetvasi veya dusuncesi kendisine batiyor diye gozunu kirpmadan bizlerin alim diye saygi duydugumuz insanlara hakaretleri savurabiliyor. Tabi burada herkes ozgurdur, bizlerin cok iyi gordugu insanlari herkes sevmek zorunda degildir ama su da bir gercek ki kimsenin kimseye bu dusuncesinden oturu hakaret etmeye hakki yoktur!

Bazi maillerde ise su hususa deginilmistir : Sigaranin haram degil, mekruh oldugudur. Bu sebeple sigaraya haram diyenlerin Allah’a iftira attiklari soylenmis olup bu konuda eski zamanin alimlerinin sozlerinin dinlenmesi gerektigi belirtilmistir.Hemen belirtelim, dinimizde bircok konuda bircok degisik fetvalar bulunmaktadir. Bu fetvalar zamana ve mekana gore bile degisiklik arz etmektedir. Ama bu degisiklikler bir fetvanin yanlis; digerinin dogru oldugunu gostermez.

Bazi kesimler de haram ve helallerin Kur’an -i Kerimde acik ve net belirtildigini ve bunun haricinde hukum verilemeyecegini soylemisler . Ben de o arkadaslara soruyorum: Eger boyle bir durum var ise “FETVA” nedir? Madem hersey Kur’an-i Kerim’de aciklanmis, o zaman bu kadar alim, tefsir, sunnet, diyanet isleri ne ise yariyor? Kur’an genel itibariyle emir ve yasaklari bildirmistir. Hayatimizda yasadigimiz bircok sorunu ise bu genel hatlara bakarak alimlerimiz ve yetkili kurumlar fetvalarini bize aciklamaktadirlar .

Yani “sigaranin haram oldugu Kur’an’da yazmiyor, neden yalan atiyorsunuz ?” diyenlere cevabim sudur ki: Sigara Kur’an-i Kerim indirildiginde henuz mevcut olmadigindan oturu sigara hakkinda acik ve net bir hukmun yuce kitabimizda bulunmasini nasil bekleyebilirsiniz? Yani;bir suc isleseniz ve bu sucun kesin cezasi acikca kanunlarda yok ise ve mahkemede hakim size 1 yil hapis verse; siz hakime “Bu suc kanunlarda yazmiyor , bana bu cezayi veremezsin” diyebilir misiniz? Diyemezsiniz cunku hakim kanunlardaki maddelerden faydalanarak bu sucun hangi maddeye tekabul ettigine karar vermis ve hukmu baglamistir. Ayni durum fetva veren alim ve kurumlar icin de gecerlidir. Haramligi ve helalligi kesin olan hukumler uzerinden yola cikilarak bircok husus hakkinda bu sekilde fetva verilmektedir.

Herkesin Kur’an-i Kerim’den anladigi farklidir. Bircok hususun hukmu Kur’an’da acik ve net olarak belirtilmediginden oturu bazi seylerin hukumleri ancak Kur’an’da kesin olarak belirtilen cizgiler dogrultusunda yorum yapilarak cikarilabilmektedir. Bunu eski zamandaki alimler de bu sekilde yapmislardir, bu zamanki alimlerimiz de…Bu sebeple “sigara icmek mekruhtur” diyen bir insan “Sigara icmek haramdir” diyen bir insana “Sen yeni bir din mi uyduruyorsun, o kadar alim var, sigaraya mekruh diyorlar, sen kimsin ki mekruhu haram ilan ediyorsun?” diyemezler! Sigara hususunda yuce kitabimizda veya sunnette acik ve net bir hukum yoktur. Bu sebeple sigaranin yani eski deyimle tutunun hukmu su zamana kadar cogunlukla mekruh olarak nitelendirilmistir . Bunun sebebi sudur:
Bu mekruh ifadesi eski zaman alimlerinin tutunun ne derece zararli olduklarini bu derece bilmediklerinden oturu tedbirli davranmalarindan kaynaklanmistir. Yani sigaranin “zarardan ibaret” oldugu hakkinda ellerinde somut bir ilmi belge olmadiklarindan ihtiyatli davranmislar ve “haram denilemez, mekruhtur” ibaresini kullanmislardir.Halbuki o devirdeki alimler bu zamanki teknoloji ve tip bilimine sahip olsalardi, onlarin da haram hukmunu vermeleri yuksek muhtemeldedir.

Ayrica bazi arkadaslarimiz mail yoluyla eskiden bazi alimlerin sigara ictiklerini belirttiler. Bunun sebebi ise sudur: Bugun de oldugu gibi eskiden de insanlarin bircogu sigara muptelasiydi. Sigarayi birakamadiklarindan oturu uzun suren sohbetlere katilamamis ve sohbetlerden uzak kalmislardir. Sohbetlere gelmemelerinin sebebi ise etrafindaki baska talebeleri ve hocalarini rahatsiz etmekten korktuklari ve hocalarina saygilarindan oturu onlarin yaninda sigara icemediklerindendir . Bu sebepten oturu bircok talebesini kaybeden mursitlerin bazilari onlari sohbetlerinden uzak tutmamak icin sigara icmeye baslamislar ve bunun uzerine sigara muptelasi olan talebeler yeniden sohbetlere gelmeye baslamislardir. Ama bu durum gostermez ki sigara dogru birseydir. O alimler sigara mekruh diye icmislerdir. Halbuki su an ki teknoloji ve tip ilmine sahip olsalardi boyle zararliligi kesin olan bir seyi agizlarina bile koymazlardi.

Simdi goruyoruz ki, sigara icen veya icmeyen bazi arkadaslarimiz bu fetvalari esas almaktadirlar. Ama ben diyorum ki: Arkadasim; Tip teknolojisi gelisti. Artik hersey ayan beyan ortada. Kafir bilim adami da musluman bilim adami da gozumuze sokacak sekilde soyluyor ki sigaranin hicbir faydasi yoktur, bircok zarari vardir. Ama eski zaman alimleri o zamanki teknoloji eksikliginden oturu ve bu derece kesinlesmis ilmi kaynaklara sahip olmadiklarindan oturu bu fetvalari vermislerdir. Bu sebeple artik hersey acikca ispatlanmis ve ortaya ciktigindan oturu , eski zaman alimlerinin ihtiyatli davranip sigaraya mekruh demeleri hukmunu yitirmistir. Bu sebeple bu gibi durumlarda cagimizin alimlerine bakmak gerekir. Bu degildir ki; eski zaman alimleri bilgi konusunda yetersiz. Hayir! Onlarin fetvalari daha guvenilirdir. Ama bu gibi teknoloji ve ispata dayali konularda cagimiz alimlerine bakmamiz gerekir.

Peki cagimiz alimlerinde hala sigaraya mekruh diyenler yok mu? Elbet var. Bu hususta herkes istedigine inanabilir.Ama gecende yazilanlar uzerine benim itimadim sigaranin haram oldugudur.

http://www.cemalhaki. com/sigaraharamd ir.doc

adresindeki yaziyi bir defa daha okuyunuz. Eger siz de haram olduguna kanaat getirdiyseniz, amenna. Eger hala mekruh fetvasinin daha dogru oldugunu dusunuyorsaniz “sigaranin mekruh” olmasinin da sigara icmek icin gecerli bir sebep olmayacagini ve bu mekruhun sebep oldugu haramlar sebebiyle haramla burun buruna gelmis oldugunu goreceksiniz.

“Sigara mekruhtur” diye dusunenler bir de sunlari dusunsunler:

Bu konuda size ve mekruhtur fetvasi veren alimlerimize saygi duyuyorum. Onlar bu konuda kesin olarak hukum verilemeyecegini dusunmus olabilirler ve Kur’an-i Kerim’den faydalanarak sigaranin ancak mekruh olabilecegini dusunmus olabilirler. Saygi duyarim. Bu gibi konularda illa ki kesin bir hukum bulmak ve ona gore hareket etmek cok zordur zaten.

Sigara icmenin mekruh oldugunu dusunerek devam edersek:

Mekruh nedir? Sorusuna cevap arayalim:

Mekruh yapilmasi hos olmayan veya Allah’in hosnut olmadigi bir harekettir. Bazi mekruhlar vardir; bunlar harama yakin mekruhtur yani insani harama tevsik eder.

Maalesef halkimizda “ne de olsa mekruh, yapildiginda gunah olmuyor” anlayisi vardir. Hani devletimiz bir kanun koyar da o kanunda bulunan aciklari millet olarak degerlendirmeyi cok iyi biliriz ya… Ayni onun gibi Allah da insanlarin iyiligi icin bazi kanunlar koymus. Haramlar, mekruhlar, mubahlar, mustahaplar, sevaplar vs…Insanlar da ;haşa; sanki Allah’in koydugu kanunlarda bir acik bulup “ne de olsa mekruh, o zaman icmede bir kusur yok” mantigiyla hareket ederse o zaman bu davranis Allah’a hakaret manasina gelebilir, Allah korusun Gayretullah’ a dokunabilir.

Mekruha su sekilde ornek verelim: Bir yaya yolu dusunun. Bunun bir kismi tertemiz, bir kismi ise camurlu ve bataklik dolu. Hatta bataklik kisminin biraz alti da ucurum ve cok tehlikeli. Siz yolun neresinden gidersiniz? Tabii ki yolun temiz ve guvenli yerinden. Batakliga azicik ayaginiz bulassa hemen korkuyla kendinizi guvenli yere cekersiniz, oyle degil mi? Halbuki batakliktan da gitseniz varmak istediginiz yere yine varirsiniz. Ama en iyi ihtimalle ayaklarini camur olur veya kotu ihtimalle bataklikta kendinizi kaptirir ve ucuruma dusebilirsiniz.

Benzetme yapilan ornekte guvenli ve temiz yol, sunnet, sevap ve mustehap kismidir. Bataklik olan kisim mekruhlardir. Ucurum olan kisim ise haramlardir. Eger siz bataklik kismina bile bile girdiyseniz belli bir zaman sonra ucuruma duseceginiz gibi mekruhlari da aliskanlik haline getirirseniz vakit gecmeden haramlara da bulasirsiniz. Haramlara bulasmasaniz bile ayaklariniz camurlu olur ve varacaginiz yere gec varirsiniz. Umarim bu benzetmem iyice anlasilmistir . Buradan anlayabiliriz ki “ne de olsa mekruh” ifadesi bastan sonra yanlis bir ifadededir. Musluman insan kendi hidayeti icin mekruh olan seyden de kacinmalidir. Mekruh Allah’in kullarina tanidigi bir imkandir, Allah kulunu haramdan korumak icin onune koydugu bir settir. Yani kul daha haram islemeden hatasini anlayip geri donebilir ve rabbinden af dileyebilir. Bu sekilde gunaha da girmemis olur. Yani musluman icin mekruh bile bir nimettir. Ama insanlarimiz bu nimeti “Allah’in kanunlarinda bir acik-fire bulmus gibi” ( haşa) gorebilme gafletinde bulunmaktadir. Sahabe efendilerimiz mubahlarin bile %90 indan supheli olduklarindan kacmislardir. Biz simdi sigarayi “mekruh ne de olsa” diye normal gorursek ayip etmis oluruz.

Belki sigara icenlerin cogu “mekruh ne de olsa” ifadesini kullanmiyorlardir , icmek istemedikleri halde bagimlilik oldugundan oturu istemeden icmekte olabilirler. Ama bu durum tamamen mekruh olarak nitenlendirilemez çunku:
Buraya kadar mekruhun tanimini yaptik. Simdi de sigaraya mekruh gozuyle baksak bile bu mekruhun icinde yatan bircok harama goz atalim:

1- Sigara icmek toplumumuzun cogunda israftir. Eger insan coluk cocugunu iyi bir sekilde besleyip yetistiremiyorsa, evinde, yasaminda bazi zorunluluklari maddi sebeplerden dolayi yerine getiremiyorsa ve buna ragmen sigara iciyorsa, o sigara israftir. Basbakana o kadar hakaret edip, boykot yapip “Issizlik had safhada, açız”, “kisi basina su kadar dolar dusuyor, bu kadar parayla ev mi gecindirilir?” diye siyasilere ve yoneticilere bagirip cagiran bir insan eger sigara iciyorsa, o bagirmalari bosunadir. Sen git issizim, fakirim de, sonra ayda bilmem kac parani sigaraya ver. Olmadi! Ben bir elini acmis dilenen, diger eliyle de sigarayi tutturen dilencileri kendi gozlerimle gordum. Ne insanlar var! Biz millet olarak cogumuz yasam sartlarimizdan sikayet ediyoruz,madem yasam standartlarimiz o kadar iyi degil, once kendi yaptigimiz israflari asgariye indirmemiz gerek. Agzinda sigara ile hukumetten derman beklemek ne kadar dogrudur, orasini siz dusunun. Yani yapilan israf, coluk cocugunun hakkini gasp etmektir. Kul hakkidir. Haramdir.

2- Sigaranin sagliga olan zararlari, bunlari hic uzatmayacagim. Basta kanser olmak uzere sigaranin etkilemedigi hicbir organimiz yoktur! Icinde roket yakiti bile bulunan ve binlerce kimyevi madde cesidi bulunduran bir urun zamanimizdaki kesin olarak ispatlanan ilmi bilgilere gore vucuda zarardan baska birsey vermemektedir. Efkar dagittigi yalani ise doktorlar tarafindan yalanlanmaktadir.Bir insanin kendi vucuduna bilerek zarar vermesi de haramdir.

3- Sigara icen bir insan eger disarida bir ortamda iciyorsa mecbur olarak izmaritlerini yere atmak zorundadirlar. Bu izmaritleri kim temizliyor? Temizlikciler, Copculer. Onlarin toplayamadiklari ise topraga ve suya direkt olarak karisiyor. Yani dogaya zarardir. Dogaya zarar vermek baska insanlarin ve tum mevcudatin hakkina girmektir. Kul hakkidir. Haramdir.

4- Sigara izmaritlerini yere atmak zorunda kalan bir insan bilmelidir ki yerde ekosistemini olusturmus bircok hayvan turu bulunmakta ve bunlarin basinda caliskanliklariyla un yapmis karincalar bulunmaktadir. Bu izmaritler onlarin uzerine dusmekte, onlari oldurmektedir. En iyi ihtimalle dusunursek onlarin yasam alanlarini yok etmektedirler. Bir hayvani bile bile oldurmek haramdir.

5- Sigara icen bir insan eger kapali bir alanda oturup iciyorsa, etrafindaki bir insan bundan rahatsizlik duymasi yuksek muhtemeldedir. Eger siz dusunurseniz ki “Kardesim gelsin beni uyarsin sondureyim” bu cok yanlis olur. Ben sigaradan rahatsiz olan bir insan olarak soyleyebilirim ki, sigara icen bir degil en az 10. 10 kisiyi uyarmak zorunda olan ben degilim , zorunluluk sigara icendedir. Eger icecekse ve kul hakkinin onemli birsey oldugunu da dusunuyorsa onun herkesten izin almasi gerekir. Yani “rahatsiz olan uyarsin” mantigi cok yanlistir. Ayrica ben rahatsiz oldugumda birisini uyarsam benim guvenligimi kim garanti edecek? Adam sinirlenip bicagi saplarsa bana? Ne deliler var bu ulkede…Bu sekilde pasif icicilikle rahatsiz olan herkesin vucutlarina zarar vermis olup, onlarinda haklarina girmis olunmaktadir. Kul hakkidir. Haramdir.

6- “Hayir, ben disarida iciyorum, insanlarin bulundugu yerde icmiyorum” diyorsaniz benim de cevabim sudur ki: Yolda yururken ictiginiz sigaranin dumani yaninizdan gecenin veya arkanizdan yuruyenin direkt yuzune carpmaktadir. Bunu inkar etmeyin. Bir yerde sabit ictiginizde bile verdiginiz sigara dumani onunuzden gelenin burnuna gelecektir. Bu da kul hakkidir. Haramdir.

7- “Ben sadece kimsenin olmadigi ortamlarda icip oyle disari cikiyorum” diyorsaniz benim cevabim sudur: Bir tane sigara ictiginizde en az 15 dakika onun kokusu agzinizdan gitmez. Kendi arkadaslarimdan biliyorum. Sigara icen bir insanin agiz kokusu da maalesef sigaranin kendisinden daha kotu kokar. Sigarayi bos bir yerde icseniz bile ciktiginizda insanlarla muhatap oldugunuzda agiz kokunuz illaki birini rahatsiz edecektir. Bu agiz kokusu sigara icen birisini bile rahatsiz etmektedir. Bu da kul hakkidir. Haramdir .

8- “Ben sadece bos bir ortamda iciyorum , kimseyle de uzun bir sure konusmuyorum” diyorsaniz benim cevabim sudur: Eger icilen yer sizin eviniz ise sigara dumanindan oturu kokuyu depo eden duvarlar cocuklariniza ve gelen misafirlere eziyet verebilir. Cokca sigara icilen ortamlarda belli bir sure sonra duvarlar da sigara kokmaya baslarlar. Tabi burasi sizin eviniz ise karisamayiz ama eger ortak kullanilan bir mekan ise sizin ictiginiz sigaranin dumani duvarlari da kokutacak ve sizden sonra gelecekleri rahatsiz edecektir. Kul hakkidir. Haramdir.

9- Insanlarin cogu sigarayi en kritik anlarinda yani en sıkıntılı zamanlarinda ” efkar dagitma veya rahatlama” bahanesiyle icmektedirler. Halbuki Allah bu zamanlari ve bu gibi sıkıntılari bize nimet olarak vermistir. Allah sevdigi kullarına ozellikle sıkıntılar ve belalar verir. Umulur ki kul rabbini hatırlasin ve bu sıkıntı sebebiyle ona dua etsin, ondan yardim dilesin. Bu sekilde Allah da onu affetsin. Ama insanlarimizin cogu dua edip Allah’a siginmak yerine “hemen yak bir cigara” deyimi gibi sigara yakip kendisini bu sekilde tatmin etmekte bir bakima sigarayi putlastimaktadir. Birseyi putlastirmak da haramlarin buyuklerindendir.

Eger “sigara mekruhtur” seklinde dusunsek bile bu 9 maddedeki haram olma durumu sigara icen bir insanin bir sekilde haram isleyecegini ispatlamaktadir. Bu maddelerden birisi gerceklesirse zaten haramligi kesinlesmis olur. Ben yine de sigara haramdir diye dusunuyorum ve birkac maddede de sigaranin zararlarindan bahsetmek istiyorum:

a- Sigara icmek insanin sagligini gunden gune yok etmesi ve omrunu kisaltmasi oldugundan bu bir is kaybidir ve ulkeye ekonomik olarak zarar getirmektedir. Ayrica cogu sigara markasinin yabanci kokenli olmasi hasebiyle sigaraya verilen para ulke disina tabiri caizse “elin gavuruna” su gibi akip gitmektedir. Bu nasil bir milliyetcilik mantigidir?

b- Buyuklerin sigara icmeleri kucuklere direkt olarak kotu ornek olmaktadir. Annesi babasi sigara icen bir cocugun sigaraya baslamasi oldukca kolaydir. Bu sekilde sigaraya baslayan o cocugun sigara sebebiyle yaptigi tum zarar ve kul haklarindan onun sigara icmesine sebep olan kisi de mes’uldur.

c- Sigara agizda pis bir kokuya sebep oldugundan oturu ve pis koku sebebiyle meleklerin rahatsiz olup insandan uzaklastiklari hadis-i serif ile sabit oldugundan oturu,kotu kokulu olmak insanin yaninda bulunan kiramen katibin meleklerine ve onun haricinde ozel vakitlerde (namazda, Cuma gunleri veya Allah’i hosnut edildigi bir hareket yapildiginda) insanla beraber olan meleklere eziyettir. Belki Allah’in izniyle bundan rahatsiz olmayabilirler. Ama hadiste rivayet edildigine gore melekler pis kokudan rahatsiz olup uzaklasmaktadirlar. Bir insanin etrafindaki melekleri kendinden uzaklastirmasi ne derece akil isidir, orasini siz dusunun.

d- PKK bir askerimizi sehit ettiginde o kadar uzuluyoruz. Ulkemizde teror sebebiyle kaybettigimiz o kadar gencimiz var, ama bu sehitlerimizin belki 5 kati kadar sigara sebebiyle olen insanlarimiz var. Sigara sebebiyle omrunu 20 sene kisaltan insanlarimiz var. (Simdi hemen bazi arkadaslar diyebilirler ki: “Kardesim, kaderimizde ne varsa o olur”. Bir insan eger kendini bile bile tehlikeye atiyorsa “kaderimde varsa olur” diyemez. Kader ancak Allah’in bilgisindedir. Insan bu bilgi hakkinda ne yorum yapma hakkina sahiptir ne de hukum verme. Tek sorumlulugu Allah’in istedigi gibi bir kul olmasidir.)

e- Dunyada inancsiz insanlarin bile icmekten kacinmaya basladigi, ulkemizde de sigara icin ozel yaptirimlar uygulandigini goruyoruz. Ozeli sigara icme odalarinin bulundugunu biliyoruz. Elin inancsiz kafiri bile bu zararli seyden bu derece kacarken biz muslumanlara yakisiyor mu sigara icmek?

f- Peygamber Efendimiz (s.a.v)in ” guzel koku” hakkindaki sunnetine tamamen aykiri bir harekettir. Sigara icen hem kendi agzini ve elbiselerini, hem etrafindakileri hem de ortami pis kokutmaktadir.

g- Ve bunun gibi maddeleri cogaltabiliriz…
Sigaranin bu kadar zararini ” sigaranin mekruh oldugunu” dusunenlere soylemekteyim. Yani mekruh diye dusunsek bile isin icine bircok haram giriyor. Sigara icmek kendi basina mekruh olarak gorulse de sebep oldugu seyler haram oldugundan oturu haramdir. Eger diyorsaniz ki “ben sigara iciyorum ama yukaridaki 9 haramin hicbirine girmiyorum” , o zaman hakli olabilirsiniz ama inkar ettiginiz seyler toplumda gerceklesen olaylar ve ilmi gerceklerdir. Buna ek olarak ne olursa olsun bir muslumanin bagimli oldugu bir seyin savunulacak bir tarafi yoktur.

Son olarak: Bir onceki yazida sahsi olarak sigara icip benim hakkima girenlere hakkimi helal etmeyecegimi soylemistim . Bir abinin tavsiyesi uzerine bu kanaatimden vazgeciyorum. Eger sigarayi birakma niyetiyle cabalayip birakan bir insan olursa ona her ne hakkim varsa helal edecegim. Yeter ki bu illetten toplumumuz bir an once kurtulsun.

Mubarek gunlerdeyiz .Kendimizi sorguladigimiz zamanlardayiz. Allah’in bizlere daha da rahmet nazariyla baktigi gunlerdeyiz. Bu sebeple bu sigara mevzusunu daha da onemseyelim. Birakmak isteyip de birakamayanlara da dua edelim.

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. Ağustos 29, 2008, 2:40 pm

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: